GÜNDEM
Yayınlanma : 26 Aralık 2025 16:53

11. Yargı Paketi'nde 'üç ay' şartı: Cezaevlerinde uygulama karmaşası yaşanıyor

11. Yargı Paketi'nde 'üç ay' şartı: Cezaevlerinde uygulama karmaşası yaşanıyor
11. Yargı Paketi'ndeki 'en az üç ay' şartı, cezaevlerinde farklı yorumlara yol açarak uygulama karmaşasına neden oluyor. Hukukçular ve hükümlüler, haklarını aramak için çeşitli hukuki yollara başvuruyor.

11. Yargı Paketi'nin getirdiği ve geçici 10. maddenin 6. fıkrasında yer alan 'en az üç ay' şartı, cezaevlerindeki uygulamalarda farklılıklara neden oluyor. Bu düzenleme, belirli suçlar haricinde, 31 Temmuz 2023 ve öncesinde işlenen suçlardan hükümlü olanları kapsıyor.

Cezaevi Süresi ve Açık Kuruma Ayrılma Kriterleri

Kapalı ceza infaz kurumlarındaki hükümlülerden toplam hapis cezası 10 yıldan az olanların bir ayını, 10 yıl ve üzeri olanların ise üç ayını kapalı kurumda geçirmeleri gerekiyor. Ayrıca, açık ceza infaz kurumuna ayrılmalarına üç yıl veya daha az süre kalanlar bu düzenlemeden faydalanabiliyor. Aynı hüküm, belirtilen tarihten önce işlenmiş suçlar nedeniyle açık ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlülerin de talepleri halinde, en az üç ay açık ceza infaz kurumunda kalmış olmaları şartıyla denetimli serbestlikten üç yıl erken yararlanmalarını öngörüyor.

Uygulamadaki Farklı Yorumlar ve Sonuçları

Hukukçular arasında, denetimli serbestlikten üç yıl erken yararlanma imkanı sunan üç aylık cezaevinde kalma şartının, cezası üç yıldan fazla olan hükümlüler için mi yoksa cezası üç yılın altında olanlar için de mi geçerli olduğu konusunda farklı görüşler mevcut. Bazı hukukçular, düzenlemenin cezasızlık algısının önüne geçmek amacıyla kaleme alındığını belirtirken, maddenin yorum farklılıklarına açık olması uygulamada da çeşitliliğe yol açıyor. Bu durum, bazı cezaevlerinde süresi üç yılın altında olanların tahliye edilirken, bazılarında ise birkaç aylık süresi olanların dahi düzenlemeden yararlandırılmadığı iddialarına sebep oluyor.

Başvuru Yolları ve Hukuki Süreçler

Avukat Cüneyd Altıparmak, tahliye edilmesi gerekirken edilmeyen hükümlülerin öncelikle cezaevi idaresine başvurması gerektiğini belirtiyor. İdarece başvurunun reddedilmesi durumunda infaz hakimliğine, oradan da olumsuz yanıt alınması halinde ağır ceza mahkemesine itiraz yolunun açık olduğunu ifade ediyor. Altıparmak, ağır ceza mahkemesi kararının kesin olduğunu ancak kanun yararına bozma ve bireysel başvuru haklarının da bulunduğunu ekliyor.