EKONOMİ
Yayınlanma : 17 Şubat 2026 12:38

200 TL'nin 17 yılda eriyen değeri: Alım gücü dramatik şekilde düştü

200 TL'nin 17 yılda eriyen değeri: Alım gücü dramatik şekilde düştü
Burhanettin Bulut, 200 TL'nin 17 yılda döviz ve temel gıda ürünleri karşısında büyük ölçüde değer kaybettiğini açıkladı. Alım gücü ciddi şekilde azaldı.

CHP Halkla İlişkiler ve Medyayla İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Adana Milletvekili Burhanettin Bulut, 2009 yılında tedavüle giren 200 liranın yıllar içindeki alım gücünü sorguladı. "200 TL nasıl pul oldu?" sorusunu soran Bulut, bu sorunun yanıtını somut örneklerle açıkladı.

DOLAR VE ALTIN KARŞISINDAKİ DEĞER KAYBI

Bulut, 200 TL’nin dolar ve altın karşısında ne kadar değer kaybettiğini vurguladı. 2009 yılında 131 dolara karşılık gelen 200 TL, günümüzde yalnızca 4,57 dolar satın alabiliyor. Bu dramatik düşüş, Türk lirasının döviz karşısındaki değer kaybını ve yüksek enflasyonun etkisini net bir şekilde gözler önüne seriyor. 200 TL ile 17 yıl önce 3 adet çeyrek altın alınabilirken, bugün bu rakam yalnızca 0,016 çeyrek altına düşmüş durumda. Bugün bir çeyrek altın almak için 12.350 TL ödemeniz gerekiyor ki bu da 62 adet 200 TL banknotu cebinize koymak demek. Bir zamanlar birkaç banknotla yapılan alışverişler, artık tomarla para taşımayı gerektiriyor.

AKARYAKIT VE TEMEL GIDA ÜRÜNLERİNDEKİ DEĞİŞİM

2009 yılında 200 TL ile 63,5 litre benzin alınabilirken, günümüzde bu miktar yalnızca 3,44 litreye düşmüş durumda. Bu durum, akaryakıt fiyatlarındaki artışın vatandaşın günlük yaşamını nasıl etkilediğini göstermektedir. Bulut, 200 TL'nin alım gücündeki gerilemenin sadece döviz ve akaryakıtla sınırlı olmadığını, temel tüketim ürünlerinde de ciddi değer kaybı yaşandığını belirtti. Örneğin, 2009’da 15 kilogram dana eti ya da 11,7 kilogram kıyma alınabilen 200 TL ile artık kasaplardan gramla alışveriş yapılıyor. Market alışverişinde ise 2009’da 18,3 kilogram alınan beyaz peynirden bugün yalnızca 270 gram alınabiliyor. 200 liranın satın alma gücü 17 yıl içinde 500 ekmekten 13,3 ekmeğe kadar gerilemiş durumda. Bu durum, dar gelirli vatandaşın geçim mücadelesini daha da zorlaştırıyor.