Rize'nin gizli kalmış bir hazinesi olan Necat Mandev'in tam 64 yıllık çay koleksiyonu, Türk çay tarihinin önemli bir kesitini gün yüzüne çıkarıyor. Koleksiyonun en dikkat çekici yanı, günümüzde büyük bir kurum olan Çaykur'un kendi arşivlerinde bile bulunmayan pek çok erken dönem çay paketini barındırmasıdır. 1962 yılından itibaren piyasaya sürülen bu paketler, dönemin grafik tasarımını, tüketim alışkanlıklarını ve ekonomik koşullarını yansıtarak Türk çayının gelişimini somut bir şekilde gözler önüne seriyor. Mandev, gözü gibi baktığı bu eşsiz koleksiyonun bireysel bir çaba olmanın ötesine geçerek kurumsal bir çatı altında korunması gerektiği inancını taşıyor.
Çay Sektöründe Dönüm Noktası: Tekelden Özel Sektöre Geçiş
Necat Mandev, 1991 yılına kadar koleksiyonunu eksiksiz bir şekilde sürdürdüğünü ancak çay sektöründeki değişimlerin koleksiyonculuk üzerindeki etkisini de derinden hissettiğini belirtiyor. Çaydaki devlet tekelinin sona ermesi ve özel sektörün hızla pazara girmesiyle birlikte çeşitliliğin kontrol edilemez bir boyut kazandığını ifade eden Mandev, bu tarihten sonra eski düzenin ve tadın kaybolduğunu dile getiriyor. Ancak Mandev'in elinde bulunan 1962-1991 yılları arasındaki 'altın dönem' arşivi, bugün paha biçilmez bir kültürel ve tarihi değer taşıyor.
Çaykur'a Çağrı: Bu Nadide Mirasa Sahip Çıkın
Haberin en kritik noktası, bu devasa koleksiyonun geleceğinin ne olacağıdır. Necat Mandev'in titizlikle biriktirdiği bu nadir parçalar, Çaykur Genel Müdürlüğü için eşsiz bir fırsat sunmaktadır. Çaykur'un kendi tarihine, markasına ve bölge kültürüne sahip çıkması adına bu koleksiyonun bir 'Çay Müzesi' çatısı altında toplanması veya doğrudan Çaykur Genel Müdürlüğü bünyesinde sergilenmesi hedeflenmektedir. Sektör temsilcileri ve kültür çevreleri, Çaykur yetkililerinin bu sessiz çığlığa kulak vererek Türk çay tarihini koruma altına almasını umutla beklemektedir.

