Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Al Arabiya televizyonuna verdiği röportajda önemli açıklamalarda bulundu. Aliyev, Türkiye'nin küresel ölçekte önde gelen bir askeri güç olduğunu vurguladı.

ERMENİSTAN İLE İLİŞKİLER VE MİNSK GRUBU
Azerbaycan ve Ermenistan arasında uzun yıllar süren müzakerelerin ABD Başkanı Donald Trump ve ekibinin desteğiyle Washington’da sonuçlandığını hatırlatan Aliyev, çatışmanın ve savaşın sona erdiğine inandığını belirtti. Resmi bir barış anlaşmasının imzalanmamasının nedenini ise Ermenistan anayasasındaki, Azerbaycan’ın toprak bütünlüğünü sorgulayan bir hükmün varlığı olarak açıkladı. Aliyev, bu hükmün değiştirilmesiyle resmi bir barış anlaşmasının imzalanacağını söyledi. Minsk grubunun hukuki varlığının absürt olduğunu ifade eden Aliyev, grubun feshedilmesinin Azerbaycan tarafından müzakerelerin ilk aşamalarında öne sürülen şartlardan biri olduğunu belirtti. Ermenistan’ın Karabağ’ı Azerbaycan’ın bir parçası olarak tanıması ve sorunun sona erdiğini açıklamasına rağmen Minsk grubunun devam etmesinin, Karabağ ile ilgili toprak iddialarının olduğunu gösterdiğini kaydetti. Zorunlu göçmenlere değinen Aliyev, Birinci Karabağ Savaşı sırasında hiçbir Ermeni'nin zorunlu olarak göç etmediğini, çünkü Azerbaycan'ın Ermenistan topraklarını işgal etmediğini, aksine Ermenistan'ın Azerbaycan topraklarını işgal ettiğini vurguladı. Büyük Dönüş Programı çerçevesinde 50 binden fazla insanı özgürleştirilmiş topraklara yerleştirdiklerini ve bu sürecin devam ettiğini belirtti.

ZENGEZUR KORİDORU VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER
Azerbaycan’ın ilk zamanlarında ikiye bölündüğünü ve bunun Azerbaycan’ın Sovyetleşmesinin ilk aylarında gerçekleştiğini hatırlatan Aliyev, 1917’de Rusya İmparatorluğu yıkıldıktan sonra Azerbaycan Halk Cumhuriyeti'nin kurulduğunu ve bunun Müslüman dünyasında ilk demokratik cumhuriyet olduğunu söyledi. Ancak bunun 1920 yılının Nisan ayına kadar var olduğunu, Rus ordusunun Azerbaycan’ı işgal ettiğini belirtti. Zengezur Koridoru'nun önemine değinen Aliyev, Azerbaycan vatandaşlarının Nahçıvan’a gitmek için uzun rotalardan geçmek zorunda kaldıklarını, İkinci Karabağ Savaşı'ndan sonra bu yolu zorla ele geçirebilecekken bunu yapmadıklarını, ancak Nahçıvan ile bağlantının kesilmeyeceğini Ermenistan'a bildirdiklerini söyledi. Yaklaşık 5 yıl boyunca bu bağlantı hatlarıyla ilgili onlarca müzakere yürüttüklerini ve Zengezur Koridoru'nun faaliyete geçmesi ve güvenli olması gerektiğini, uluslararası güvenlik garantilerinin sağlanması gerektiğini vurguladı. Başkan Trump'ın bu sürece dahil olduğunu ve TRIPP projesinin ortaya çıktığını belirtti. Orta Koridor'un bir kolu olan Asya'dan Hazar Denizi'ni geçen yolun Azerbaycan'dan Gürcistan'a, Türkiye'ye, Avrupa'ya ve Gürcistan limanlarına uzandığını, Zengezur Koridoru'nun bir alternatif oluşturacağını ve Ermenistan'ın transit ülke haline geleceğini söyledi. Azerbaycan Hava Yolları'na ait uçağın Rusya tarafından vurulması olayına değinen Aliyev, uçağın Rusya'nın hava savunma sistemi tarafından vurulduğunu ve bunun trajik bir hata olduğunu belirtti. Azerbaycan topraklarında tek bir Rus askeri bulunmadığını, ancak Rusya'nın Ermenistan'da askeri üssü ve askeri personeli bulunduğunu söyledi. Suriye ile ilişkilerine değinen Aliyev, Suriye'ye insani yardım etmeye başladıklarını, Suriye ve İsrail yetkilileri arasındaki görüşmelerin Azerbaycan aracılığıyla gerçekleştiğini belirtti. Türkiye ve İsrail arasındaki ilişkilerin gergin olduğunu, ancak normalleşme için yardımcı olmaya hazır olduklarını söyledi. Azerbaycan'ın Orta Doğu ülkeleriyle ilişkilerinin iyi olduğunu, Suriye'ye gaz akışını artırabileceklerini ve enerji kaynakları ticareti yaptıklarını belirtti. Son olarak, Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan ile birlikte ABD Başkanı Trump'ı Nobel Barış Ödülü'ne aday gösterdiklerini ve Trump'ın bunu hak ettiğini ifade etti. Türk Devletleri Teşkilatı'nın büyük bir potansiyele sahip olduğunu ve Türkiye ile Azerbaycan'ın askeri ve siyasi müttefik olduğunu belirtti.



