Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Gazze'de İsrail ile Hamas arasında sağlanan ateşkese ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Merz, bu gelişmenin Orta Doğu ve bölge halkları için olumlu bir haber olduğunu vurguladı.

ATEŞKES VE TEŞEKKÜRLER
Friedrich Merz, barış girişimi nedeniyle ABD Başkanı Donald Trump'a, arabuluculuk çabaları için ise Katar, Mısır ve Türkiye'deki ortaklarına teşekkürlerini iletti. Varılan anlaşmanın hızla hayata geçirilmesi ve Gazze'deki rehinelerin, Alman vatandaşları da dahil olmak üzere ailelerine kavuşması gerektiğini belirten Merz, ateşkesin yürürlüğe girmesi ve istikrar kazanması temennisinde bulundu. İnsani yardımın Gazze halkına acilen ulaşması gerektiğini de sözlerine ekledi.

ALMANYA'NIN KATKILARI VE YENİ ADIMLAR
Merz, Almanya'nın barış sürecine katkı sağlamak için çalışmaya devam edeceğini belirterek, ülkesinin atabileceği adımlara ilişkin görüşlerini paylaştı. Almanya'nın serbest bırakılacak rehinelere tıbbi ve psikolojik destek sağlamaya hazır olduğunu ifade eden Merz, ayrıca Gazze'ye toplam 29 milyon Euro tutarında ek insani yardım fonu sağlanacağını duyurdu. Bunun yanı sıra Almanya, Mısır ile birlikte Gazze için uluslararası bir yeniden yapılanma konferansı düzenleyecek. Bu konferansta su ve enerji kaynaklarının yeniden inşası ile tıbbi bakım gibi acil ihtiyaçlara odaklanılacak. Merz, Filistin Yönetimi'ndeki reform sürecini de desteklemek istediklerini belirtti.
ASKERİ KATILIM VE İKİ DEVLETLİ ÇÖZÜM
Almanya Başbakanı, Alman hükümetinin sınır korumasını desteklemek amacıyla Avrupa Birliği misyonlarının güçlendirilmesi için çaba göstereceğini ancak Almanya'nın askeri katılımının söz konusu olmadığını net bir dille ifade etti. Merz, kalıcı barışın uluslararası bir istikrar misyonu ile güvence altına alınması gerektiğini vurguladı. Almanya'nın İsrail'in varlığını ve güvenliğini savunmaya devam edeceğini belirten Merz, iki devletli çözümün İsrailliler ve Filistinliler için kalıcı barış ve güvenlik içinde yaşayabilecekleri en iyi gelecek fırsatı olduğuna inandıklarını söyledi. Gazze'de kullanılabilecek silahların ihracatına ilişkin izinlerin gözden geçirileceğini ve İsrail'e yönelik kısıtlamaların kaldırılabileceğinin sinyalini verdi.

