Ankara’nın Güdül ilçesinde yaşayan bıçak ustası Erdal Atasoy, atölyesinde tamamen el işçiliğiyle ürettiği bıçaklara özel motifler işleyerek satıyor. Atasoy, geleneksel yöntemleri modern tasarımlarla birleştirerek, yalnızca kesici bir alet değil, aynı zamanda bir sanat eseri olarak nitelendirilebilecek bıçaklar üretiyor. Yılların tecrübesini ve el becerisini kullanarak, eski kültürü yaşatmaya ve gelecek nesillere aktarmaya çalıştığını söylüyor.

EL İŞÇİLİĞİYLE HAZIRLANAN Bıçaklar
Çeliği el işçiliğiyle şekillendiren, saplarını özenle hazırlayan ve bıçakların üzerine özel motifler işleyen Atasoy, bu sanatı icra etmenin zorluklarından da bahsediyor. Malzeme temininden, özel işçilik gerektiren bıçakların uzun üretim sürelerine kadar pek çok zorlukla karşılaştığını belirtiyor. Av ve kamp ürünlerinin yanı sıra koleksiyonculara yönelik özel tasarımlar da üreten Atasoy, Türkiye’de bıçak satışının hediyelik eşya algısından uzak olduğunu ve bu durumun kendisini zaman zaman zorladığını dile getiriyor.

KÜLTÜRÜ YAŞATMAK VE GELECEĞE AKTARMAK
Kültür Bakanlığı sanatçısı olan Atasoy, çırak yetiştirme konusunda yaşadıkları sıkıntıları vurguluyor. Devlet büyüklerinden sanatçı dostlarına, bürokratlardan iş adamlarına kadar birçok kişinin elinde kendi yaptığı bıçakların olduğunu belirten Atasoy, sektörün önünün açılması ve yerli üretime destek olunması gerektiğini savunuyor. Özellikle tarihi eserlerin replikalarının yapımında karşılaşılan yasaklamaların yeniden düzenlenmesi gerektiğini belirtiyor. Avrupa ve Çin'den gelen ithal bıçaklarla rekabet etmenin zorluklarına değinerek, yerli üretime verilecek desteğin, daha kaliteli ve özgün tasarımların ortaya çıkmasına katkı sağlayacağını vurguluyor.



