EKONOMİ
Yayınlanma : 02 Şubat 2026 08:44

Atık deriler, usta ellerde sanat eserine dönüşüyor: Kadim zanaat uluslararası alanda yaşatılıyor

Atık deriler, usta ellerde sanat eserine dönüşüyor: Kadim zanaat uluslararası alanda yaşatılıyor
Deri ustası Fatma Menteş, atık derileri sanat eserine dönüştürerek hem geleneksel saraçlık zanaatını yaşatıyor hem de uluslararası eğitimlerle dünyaya tanıtıyor. 50'den fazla kadına bu mesleği öğreterek ekonomik bağımsızlıklarına katkı sağl

Geleneksel el sanatlarının hızla değişen dünyaya ayak uydurmakta zorlandığı günümüzde, deri ustası Fatma Menteş (58), saraçlık mesleğini sadece ayakta tutmakla kalmıyor, aynı zamanda Avrupa Birliği projeleri aracılığıyla bu köklü zanaatı küresel bir platforma taşıyor. Menteş, Almanya, İngiltere ve Fransa gibi pek çok ülkeden gelen öğrencilere Türk usulü deri işlemeciliğini öğretirken, Türkiye'de ise 50'den fazla kadının bu mesleği öğrenerek kendi işlerini kurmalarına öncülük etti. 32 yılı aşkın süredir babasından miras aldığı saraçlık mesleğini sürdüren Menteş, makine ve elektrik kullanmadan, tamamen el işçiliğiyle çalışıyor. Kullanılmış derileri özenle işleyerek sanat eserlerine dönüştüren sanatçı, üretim sürecinde 'sıfır atık' prensibini benimsiyor.

Babadan Kızına Miras Kalan Zanaat

Deriyle olan bağı çocukluk yıllarına dayanan Menteş, ayakkabı ustası babasının atölyesinde kalan deri parçalarından oyuncak bebeklerine kıyafetler yaparak bu dünyaya adım attı. Kendini sürekli geliştiren Menteş, Türk dericiliğinin önemli isimlerinden Akif Şenoğlu'ndan da eğitim aldı. Kültür ve Turizm Bakanlığı sanatçı kartı sahibi olan Menteş, uzun yıllardır Caferağa Medresesi ve Birlik Vakfı'nda öğrenci yetiştiriyor. Avrupa Birliği projeleri kapsamında ise Almanya, İngiltere, Fransa, İtalya ve Rusya gibi 10'dan fazla ülkeden gelen öğrencilere Türk deri sanatını anlatan Menteş, "Avrupalı ve Türk öğrenciler arasında belirgin farklar var. Biz toplum olarak daha pratik ve çözüm odaklıyız. Avrupalılar kuralcı olmalarına rağmen, üretim aşamasında bizim kadar hızlı çözüm üretemiyorlar" değerlendirmesinde bulundu.

Kadınlar Deri İşlemeciliğinde Üretim Gücü Oldu

Fatma Menteş'in en gurur duyduğu çalışmalarından biri de kadınlara yönelik mesleki eğitimleri. Bugüne kadar Türkiye'de 50'den fazla kadına deri işlemeciliğini öğreten sanatçı, kursiyerlerinin pek çoğunun kendi tasarımlarını yaparak ekonomik bağımsızlık kazandığını belirtiyor. Kadınların üretime katılımının önemine vurgu yapan Menteş, "Bir kadın bir zanaat öğrendiğinde sadece ürün değil, özgüven de üretir. Bir çanta, ayakkabı veya cüzdan yapmak için makineye veya elektriğe ihtiyacım yok. Deriyi makine kullanmadan delerek, döverek ve kabartma rölyef teknikleriyle adeta bir sanat eserine dönüştürüyorum" diye konuştu.

El Becerisi En Güçlü Antidepresan

Sanatın iyileştirici gücüne dikkat çeken Fatma Menteş, el sanatlarıyla uğraşmanın adeta bir meditasyon olduğunu söylüyor. Çocukken mısır püskülünden bebek saçı yaparken bile bir şeyler ürettiğini belirten Menteş, günümüz çocuklarının üretimden uzaklaşmasına üzüldüğünü ve el becerilerinin depresyonu engellediğini, kendisinin de el sanatlarını bir antidepresan olarak kullandığını ifade ediyor. Deri sanatında sıfır atık anlayışıyla çalıştığını vurgulayan Menteş, bazen hüzünlü hikayelerin de bu işin içinde yer aldığını dile getiriyor. Yurt dışından gelen bir derinin üzerindeki ok izlerini gördüğünde dokunmadığını, üzerine boğa ve matador resmi çizdiğini ve arenada ölmüş bir boğanın artık bir sehpa olarak yaşamaya devam ettiğini anlatıyor.