ÇEVRE
Yayınlanma : 28 Ağustos 2025 12:10

Atlantik'te 200 binden fazla radyoaktif atık varili: Deniz canlıları için tehlike

Atlantik'te 200 binden fazla radyoaktif atık varili: Deniz canlıları için tehlike
Atlantik Okyanusu'nun 4 bin metre derinliğinde, Avrupa ülkelerinin 50 yıl önce bıraktığı 200 binden fazla radyoaktif atık varili bulunuyor.

Avrupa ülkeleri tarafından 50 yıl boyunca Atlantik Okyanusu'na bırakılan 200 binden fazla radyoaktif atık varili, okyanusun 4 bin metre derinliğinde bulunuyor. 1946 ile 1990 yılları arasında nükleer atıklar, variller içinde asfalta ve betona gömülerek denize atıldı. Bu variller, bugün Fransa kıyılarından yüzlerce mil uzaklıkta, yaklaşık 4 bin metre derinlikteki çukurlarda yer alıyor.

FRANSIZ EKİBİNİN KEŞİF SEFERİ

Fransız Ulusal Bilimsel Araştırma Merkezi öncülüğünde Haziran ayında Brest’ten yola çıkan bir araştırma ekibi, dört haftalık bir keşif seferi gerçekleştirdi. “L’Atalante” araştırma gemisinden indirilen 4,5 metrelik otonom sualtı robotu UlyX, deniz tabanını tarayarak 3 bin 355 varili tespit etti. Ekip, yaklaşık 50 varilin fotoğrafını çekti; bazıları sağlam görünürken, bazıları paslanmış, deforme olmuş veya deniz canlılarıyla kaplıydı. Araştırmacılar ayrıca bin 300 galon su, 345 tortu örneği ve 19 biyolojik numune topladı. İlk ölçümler, radyasyon seviyelerinin doğal arka plan seviyelerine yakın olduğunu gösterse de, laboratuvar analizlerinin tamamlanması aylar sürecek.

UZUN VADELİ ETKİLER

Avrupa ülkeleri, 1967'den itibaren Nükleer Enerji Ajansı (NEA) denetiminde yaklaşık 15 yıl boyunca Kuzeydoğu Atlantik'e radyoaktif atık bıraktı. Atıkların üçte biri trityumdan, geri kalanı beta ve gama yayıcılarından oluşuyordu. Yüzde 2'lik bir kısım ise daha tehlikeli alfa radyasyonu içeriyor. Varillerin ömrü 20-26 yıl olarak tasarlanmıştı ve bu süreyi çoktan aştılar. Stronsiyum-90 gibi bazı radyoaktif maddeler, kalsiyumu taklit ederek deniz canlılarının dokularına girebilir ve besin zinciri yoluyla insanlara ulaşabilir. Bilim insanları, varillerin çoğunun düşük veya orta seviyeli atık içerdiğini ve şu anda insan sağlığı için acil bir risk oluşturmadığını belirtiyor. Ancak uzun vadeli etkiler konusunda temkinli olunması gerektiği vurgulanıyor. Gelecek yıl bölgede ikinci bir sefer düzenlenecek ve su, tortu ve canlı örneklerinde radyoaktif izotopların yanı sıra PFAS gibi endüstriyel kirleticiler de incelenecek.