Ankara Barosu Başkanı Mustafa Köroğlu'nun çağrısıyla, Türkiye'nin çeşitli illerinden gelen baro başkanları ve yöneticileri, Sıhhiye Adliyesi önünde 'Savunma Nöbeti' başlattı. Bu eylem, görevlerini yerine getirirken gözaltına alınan, tutuklanan ve yargılanan avukatlara destek amacıyla 2 Aralık'ta başlayan bir direnişin parçası.
HUKUK DEVLETİ ÇÖKERSE TOPLUM DA ÇÜRÜR
Ankara Baro Başkanı Mustafa Köroğlu, yaptığı konuşmada, bir ülkede anayasa ve hukukun uygulanmadığı, yargının çürüdüğü bir ortamda toplumun da çürüyeceğini vurguladı. Savunmanın sorgulandığı bir toplumsal düzende hakikatin sesinin kısıldığını ve adaletin ortadan kalktığını belirten Köroğlu, Ankara'daki soğuk havaya rağmen bu nöbetin sadece bir protesto değil, hukuka yapılan saldırılara karşı bir siper nöbeti olduğunu dile getirdi. Adliyelerin kimsenin iktidar oyuncağı olmadığını, halkın adalet arayışının sığınağı olduğunu hatırlatan Köroğlu, hukukun işlemiyor olmasının her şeyin işlemediği anlamına geldiğini söyledi. Anayasal devlet çizgisinden uzaklaşıldığını ve hukukun üstünlüğü ile demokrasinin temel ilkelerinin bilinçli bir tercihle nostalji haline getirilmeye çalışıldığını savundu. Siyasi yozlaşmayla birlikte insanlık onurunun da çürüdüğünü belirten Köroğlu, bu mücadelenin sadece avukatların meslek hakkı mücadelesi değil, toplumun her ferdinin onuru, özgürlüğü ve geleceği için verilen bir mücadele olduğunu vurguladı.
CÜBBELERİMİZİ KİMSEYE TESLİM ETMEYECEĞİZ
Köroğlu, üzerlerindeki cübbeleri ve içlerindeki mücadele ruhunu kimseye teslim etmeyeceklerini ifade etti. Gençlerin cesaretini kırmaya hakları olmadığını belirten Köroğlu, hiçbir karanlığın sonsuza kadar sürmeyeceğini söyledi. Haklı oldukları her konuda, güzel ve adil olanı kişisel zevklere ve siyasi hesaplara bırakmamakta ısrar edeceklerini dile getirdi. İnsan onurunu en yukarıda tuttuklarını, bu değerin siyasi kutuplaştırmalarla parçalanmayacak kadar güçlü olduğunu vurguladı. Bir rejimin ifade özgürlüğünü kanun gücüyle cezalandırdığı, gazetecilerin, seçilmiş siyasetçilerin, gençlerin ve avukatların tutuklandığı bir ortamda artık özgürlüklerden söz edilemeyeceğini belirtti. Bu nedenle bugün burada toplandıklarını ve herkesin birbirine inanması gerektiğini söyledi. Ülkenin politik bir değişime olduğu kadar ahlaki bir anlaşmaya da ihtiyacı olduğunu, güçlü olanın değil, haklı olanın kazandığı bir düzenin yeniden hayat bulmasına ihtiyaç duyulduğunu sözlerine ekledi. 'Savunma Nöbeti' eylemine katılan Artvin Baro Başkanı Handan Demiral, yaşananların kötü bir tiyatroya benzediğini ve bu adalet anlayışının totaliter bir rejimin anlayışı olduğunu belirtti. Hukukun artık düzenin savunma silahı haline geldiğini söyledi. Gaziantep Baro Başkanı Bülent Duran, adil yargılanma için bedenini ölüme veren Ebru Tintik'i anarak, bu ülkede herkesin adil yargılanma hakkı ve avukatların olduğunu hatırlattı. Mersin Baro Başkanı Gazi Özdemir, bağımsız savunmanın sistematik baskı altında olduğunu ve avukat arkadaşlarıyla mücadele vermekten gurur duyduğunu ifade etti. Kocaeli Baro Başkanı Kadir Caner Karakadılar ise, savunmaya yönelik artan baskı ve engellemelere dikkat çekmek için nöbette olduklarını belirtti.

