Alman otomotiv devi BMW, Amerika Birleşik Devletleri'nde popüler xDrive dört tekerlekten çekiş sistemindeki arızalı transfer kasaları nedeniyle yeni bir toplu dava ile karşı karşıya kaldı. Araç sahipleri, özellikle düşük hızlarda viraj alırken veya hafif hızlanırken ortaya çıkan sarsıntı ve titremeden şikayetçi. Bu sorunlar, bazı sahipleri 13.000 dolara varan yüksek tamir faturalarıyla baş başa bıraktı.
DAVANIN MERKEZİNDEKİ İDDİALAR
New Jersey Bölge Mahkemesi'ne sunulan şikayet, BMW Kuzey Amerika ve Alman ana şirketini, ön ve arka tekerlekler arasındaki torku düzgün dağıtamayan kusurlu xDrive transfer kutularına sahip araçlar satmakla suçluyor. Davacılar, bu durumun araçları dengesiz hissettirdiğini ve markanın 'nihai sürüş makinesi' imajına zarar verdiğini öne sürüyor. Etkilenen modeller listesi oldukça geniş: X3, X4, X5, X6, X7 SUV'lerinin yanı sıra 2, 3, 4, 5, 7 ve 8 Serisi sedan, coupe ve GT modelleri ile 640i xDrive Gran Turismo da listede yer alıyor. Bu sorunun, 2019-2025 model yılları arasındaki araçları etkilediği, M Serisi modellerin ise hariç tutulduğu belirtiliyor.
YÜKSEK TAMİR MALİYETLERİ VE İÇ YAZIŞMALAR
Dava, xDrive sisteminin tork aktarım sorunlarına ve iç aşınmaya eğilimli olduğunu iddia ediyor. Transfer kutusu sıvısının basit değişimi 250 ila 1.300 dolar arasında bir maliyet oluştururken, tam bir transfer kutusu değişimi faturası 7.000 ila 13.000 dolar arasına çıkabiliyor. Davacılar, BMW'nin bu sorunlardan yıllardır haberdar olduğunu, ancak tüketicileri yeterince uyarmadığını veya garanti kapsamı dışında yeterli onarım sağlamadığını savunuyor. Önemli bir kanıt olarak, Mayıs 2020'deki bir BMW servis bülteni gösteriliyor. Bu bültende, bazı xDrive araçlarındaki sarsıntı ve titreme şikayetlerinin, 'BMW spesifikasyonlarına uymayan' transfer kutusu yağından kaynaklanabileceği kabul edilmişti. Davacılar, Mart 2025'te bu bültenin daha fazla modeli kapsayacak şekilde güncellenmesinin, sorunun yaygınlığını şirketin bildiğini teyit ettiğini öne sürüyor.
GARANTİ ELEŞTİRİSİ VE TAZMİNAT TALEBİ
Bu iç yazışmalara rağmen, BMW'nin tüketicileri olası arızalar konusunda uyarmadan araç satmaya devam ettiği iddia ediliyor. Ayrıca, arızanın fabrikada doldurulan ve ömür boyu olarak pazarlanan sıvıyla bağlantılı olması, müşterilerin bakım gerekmediğine inanmasına yol açtığı için eleştiriliyor. Dava, BMW'nin Yeni Araç Sınırlı Garantisi kapsamında onarımları karşılayabildiğini, ancak aynı korumayı Sertifikalı İkinci El veya Uzatılmış Servis Sözleşmeleri kapsamındaki araçlara genişletmediğini vurgulayarak bu durumu eleştiriyor. Bu, birçok sahibin kendi ceplerinden ödeme yapmasına neden oluyor. Davacılar, açıklanmayan bir aktarma hattı kusuru nedeniyle araçların satın alma anından itibaren değer kaybettiğini belirterek, mal hasarı, onarım maliyetleri ve ilgili zararlar için tazminat talep ediyor. BMW'nin bu artan hukuki mücadeleye ve marka itibarına yönelik potansiyel tehdide nasıl yanıt vereceği merakla bekleniyor.


