ABD’nin Hasımlarıyla Yaptırımlar Yoluyla Mücadele Yasası (CAATSA), Türkiye-ABD ilişkilerinde önemli bir rol oynadı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ABD Başkanı Donald Trump ile görüşmelerinde de ele alınan bu yasa, Rusya'dan S-400 hava savunma sistemlerinin alınması nedeniyle Türkiye'ye yönelik yaptırımların uygulanmasına yol açtı.
CAATSA'NIN UYGULAMASI VE ETKİLERİ
2020 yılında açıklanan yaptırımlar, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığını (SSB) ve bazı üst düzey yetkililerini hedef aldı. SSB'nin ABD'den ürün ve teknoloji alımı, ABD finans kuruluşlarından kredi alımı ve yetkililerin ABD'ye girişi yasaklandı. Bu durum, SSB'nin uluslararası mali kuruluşlardan kredi almasını da engelledi.
CAATSA'NIN KAPSAMI VE HEDEF ÜLKELER
CAATSA, başlangıçta Çin, İran, Rusya ve Kuzey Kore'yi Amerikan ulusal güvenliğine tehdit olarak tanımlıyordu. Ancak yasa, Çin'i hariç tutarak sadece Rusya, İran ve Kuzey Kore'ye yönelik yaptırımlar içeriyor. Yasa, bu ülkelerin savunma şirketlerini ve istihbarat kurumlarını hedef alıyor ve ikincil yaptırımlar olarak çeşitli kısıtlamalar getiriyor; ihracat ve ithalat kısıtlamaları, kredi engellemeleri ve ABD'ye giriş yasağı gibi. ABD Başkanı, bu yaptırımlardan en az beşini seçip uygulama yetkisine sahip.
TÜRKİYE'YE YÖNELİK YAPTIRIMLARIN SÜRECİ
Türkiye'ye yönelik CAATSA yaptırımları, S-400 alımı nedeniyle uygulandı. ABD Kongresi, 2018'den itibaren Türkiye'nin S-400 alımını gündeme getirdi ve raporlar istedi. 2019 ve 2020 yıllarındaki Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasaları (NDAA), Türkiye'ye F-35 uçaklarının verilmesine kısıtlama getirdi ve CAATSA yaptırımlarının uygulanmasını talep etti. ABD Başkanı Donald Trump, bu yaptırımlara karşı çıktı ancak Kongre'nin baskısıyla yaptırımlar uygulamaya konuldu.


