BİLİM VE TEKNOLOJİ
Yayınlanma : 20 Ocak 2026 07:03

Dijital Telif Yasası: Platformlara karşı 'adil paylaşım' dönemi başlıyor

Dijital Telif Yasası: Platformlara karşı 'adil paylaşım' dönemi başlıyor
Dijital Telif Yasası, platform ekonomilerindeki adaletsizliği gidermeyi hedefliyor. Yaratıcı emek ile ekonomik karşılık arasındaki kopuşu düzelterek, yerel üreticilerin haklarını koruyacak ve küresel platformlar karşısında güçlendirecek. Ya

Türkiye'de giderek daha fazla ses getiren Dijital Telif Yasası, sadece platformlar arasındaki gelir paylaşımıyla sınırlı kalmayıp, daha derin ve çok boyutlu meseleleri de beraberinde getiriyor. İstanbul Atlas Üniversitesi'nden Doç. Dr. Begüm Aylin Önder, Milliyet.com.tr'ye verdiği özel demeçte, bu düzenlemenin daha geniş bir perspektifle ele alınması gerektiğini vurguluyor. Önder'e göre teklif, basit bir kopyalama önleme mekanizması olmanın ötesinde, 'platform ekonomilerindeki adaletsizliği' gidermeyi amaçlayan önemli bir adım olarak görülmeli.

Yaratıcı Emek ve Ekonomik Karşılık Arasındaki Kopuş

Günümüzde dijital platformlar, yalnızca içerik dağıtım kanalları olmaktan çıkıp, ekonomik egemenliğin merkezi haline gelmiş durumda. Yerel üreticiler, örneğin gazeteciler, sanatçılar veya video içerik üreticileri, eserleriyle ön plana çıkıyor. Ancak bu üretimden elde edilen reklam geliri, veri değeri ve genel ekonomik kazanç büyük ölçüde küresel platformların kasasına giriyor. Doç. Dr. Önder, bu durumun "yaratıcı emek ile ekonomik karşılık arasındaki kopuşu" dijital telif tartışmalarının kalbine yerleştirdiğini belirtiyor. Bu düzenlemeye sadece teknik bir 'kopyalama engeli' olarak bakmak yerine, "platform ekonomilerinde adil bir paylaşımın sağlanması"nın asıl vurgu noktası olduğunu ifade ediyor.

Ekonomik Egemenlik ve Verilerin Rolü

Dijital telif tartışmalarının temelinde ekonomik egemenlik kavramı yatıyor. Milyarlarca liranın yabancı sermayeli firmaların hesaplarına aktığı bir ortamda, verilerin güvenliği kadar ekonomik boyut da büyük önem taşıyor. Doç. Dr. Önder, bu durumu "kimin ürettiği, kimin ölçtüğü ve kimin fiyatlandırarak kâr hanesine yazdığı" sorularıyla açıklıyor. Platformların artık sadece dağıtım aracı olmadığını, değerin kimde toplandığını gösteren ekonomik aktörler haline geldiğini belirtiyor. Yerelde üretilen içeriklerin ekonomik karşılığının küresel platformlara aktarılması, yapısal bir boşluğa işaret ediyor. Dijital Telif Yasası, bu ayrışmayı hukuki bir zemine oturtmayı, içerik üreticileri ve platformlar arasındaki ilişkiyi dengelemeyi hedefliyor. Düzenleme, sadece haber yayıncılarını değil, dijitalde fikri çaba ile üretilmiş her türlü eseri kapsıyor; sanatçılardan oyun stüdyolarına, UI/UX tasarımcılarından yapay zeka sistemlerine kadar geniş bir alanı ilgilendiriyor. Özellikle oyun sektöründe Steam, App Store ve Google Play gibi platformların sadece satış kanalı değil, aynı zamanda görünürlüğü yöneten sistemler sunduğu ve platform bağımlılığının tasarımı "optimizasyon" alanına taşıdığına dikkat çekiliyor. Bu teklifle şeffaf bir gelir modeli oluşturulması ve eser sahiplerine maddi/manevi haklar bağlamında güvenli bir alan yaratılması amaçlanıyor. Yapay zeka modellerinin eser sahiplerinin rızası alınmadan eğitilmesi de "yeni bir dijital veri sömürüsü" tehlikesi olarak görülüyor ve bu nedenle telif düzenlemeleri kritik önem taşıyor. Uzun vadede, bu yasanın yerel içerik üreticilerinin pazarlık gücünü artırarak küresel platformlar karşısında elini güçlendirmesi bekleniyor.