GÜNDEM
Yayınlanma : 17 Ocak 2026 01:55

Diyanet'ten hutbe: İslam'ı istismar edenler topluma zarar veriyor

Diyanet'ten hutbe: İslam'ı istismar edenler topluma zarar veriyor
Diyanet, hutbesinde dini istismar edenlerin topluma zarar verdiğini ve gençlerin sahih bilgiye ulaşmasının önemini vurguladı.

Diyanet İşleri Başkanlığı, 16 Ocak Cuma günü okunacak hutbeyi 'Din İstismarı' başlığıyla duyurdu. Hutbede, İslam'a ve Müslümanlara en büyük zararı verenlerin, dini, değerleri ve kavramları istismar edenler olduğu vurgulandı.

DİNİ İSTİSMAR VE AŞIRILIK

Hutbede, insanın yaratılış gayelerinden birinin yeryüzünü imar etmek olduğu belirtildi. Ayrıca, sahih dini bilgiye ulaşmanın hikmetli bir yaşam inşa ettiğine dikkat çekildi. Bu bilgiden uzaklaşmanın cehalet ve hurafelerin bozgunculuğa yol açtığı ifade edildi. İslam'ın aşırılığı reddettiği ve Müslümanların orta yolu tutması gerektiği hatırlatıldı. Peygamber Efendimiz'in (s.a.s) 'Ey insanlar! Dinde aşırılıktan sakının. Çünkü sizden öncekileri dinde aşırılık helâk etti' hadisiyle, barış ve esenlik dini İslam'ın yüce değerlerini istismar edenlerin, geçmişte olduğu gibi bugün de fitne ve fesat çıkarmayı amaçladığı belirtildi.

KENDİNİ TEK TEMSİLCİ GİBİ GÖSTERENLER

Hutbede, dini istismar edenlerin kendilerini dinin tek temsilcisi gibi sundukları eleştirisi yapıldı. Bu grupların, İslam'ı kendi düşüncelerine hapsettikleri ve sahih dini bilgiye dayanmayan görüşlerini desteklemek için Kur'an-ı Kerim ile sünnet-i seniyyeyi keyfi yorumladıkları ifade edildi. Şirk, tekfir ve cihad gibi kavramları Müslümanları katletmeye araç kıldıkları belirtilerek, aslında bu grupların bozguncuların ta kendisi oldukları, ancak bunun farkında olmadıkları kaydedildi. Kur'an-ı Kerim'de 'Onlara ‘Yeryüzünde düzeni bozmayın’ denildiğinde, ‘Biz yalnızca ıslah edenleriz’ derler. Şunu bilin ki, onlar bozguncuların ta kendileridir, lâkin anlamazlar.' ayeti ile bu durum vurgulandı.

GENÇLERİN SAHİH BİLGİYE ULAŞMASI ÖNEMLİ

Dinin sahibinin Yüce Allah, en doğru yaşayanın ise Peygamber Efendimiz olduğu ifade edildi. Hiç kimsenin kendini Allah ve Resûlü'nün yerine koyamayacağı, onlar adına hüküm veremeyeceği ve dini asıl temsilci olarak göremeyeceği belirtildi. Günümüzde Müslüman toplumların, İslam'ı kendi tekelinde gören ve kendinden olmayanı dışlayan tehlikeli bir anlayışla karşı karşıya olduğu kaydedildi. Dijital mecralarda Müslüman gençlerin zihinlerini bulandırmaya çalışan gruplara karşı dikkatli olmaları gerektiği, gençlerin sahih dini bilgiyi ehil kişilerden almasının önemine dikkat çekildi. Kur'an-ı Kerim, sünnet-i seniyye ve medeniyetten neşet eden İslami geleneğe sahip çıkılması gerektiği hatırlatıldı.