GÜNDEM
Yayınlanma : 22 Aralık 2025 10:31

Doğum sonrası depresyon artık babaları da tehdit ediyor: İki yıl süren risk!

Doğum sonrası depresyon artık babaları da tehdit ediyor: İki yıl süren risk!
Doğum sonrası depresyon artık babaları da etkiliyor. Uzmanlar, özellikle ilk yıl içinde riskin arttığını ve babalarda da depresyon belirtilerinin göz ardı edilmemesi gerektiğini belirtiyor. Erken tanı ve destek, aile sağlığı için kritik öne

İstinye Üniversitesi Medical Park Gaziosmanpaşa'dan Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Hafize Gülnur Şen, doğum sonrası depresyonun yalnızca anneleri değil, babaları da etkileyebildiğini ve erken farkındalığın büyük önem taşıdığını vurguladı. Toplumda genellikle annelerle ilişkilendirilen bu durumun, yeni baba olan erkekler için de ciddi bir risk oluşturduğunu belirten Dr. Öğr. Üyesi Şen, özellikle doğumdan sonraki ilk yıl içinde depresyon riskinin arttığını ifade etti. Maalesef 'babalara depresyon yakışmaz' gibi önyargıların, hem durumun fark edilmesini hem de tedavi sürecini geciktirebildiğini ekledi.

Babalarda Doğum Sonrası Depresyonun Tetikleyicileri ve Belirtileri

Dr. Öğr. Üyesi Şen, babalarda doğum sonrası depresyonun çok faktörlü bir yapıya sahip olduğunu açıkladı. En sık karşılaşılan tetikleyiciler arasında ekonomik kaygılar, artan masraflar ve geleceğe dair belirsizliklerin bulunduğunu belirtti. 'İyi baba olma' baskısı, artan sorumluluklar ve kimlik değişiminin de ruhsal yükü artırdığını söyledi. Ebeveynlik baskısı, performans kaygısı, eşle ilişkilerdeki değişimler, azalan yakınlık, uykusuzluk ve fiziksel yorgunluk gibi faktörlerin de önemli tetikleyiciler olduğunu ekledi. Toplumsal beklentilerin, erkeklerin duygularını ifade etmelerini engelleyerek tedaviyi geciktirebildiğini de sözlerine ekledi. Babalarda depresyonun bazen tipik belirtiler göstermediğini aktaran Dr. Öğr. Üyesi Şen, aşırı sinirlilik, öfke patlamaları, içe kapanma, sosyal geri çekilme, uyku düzensizlikleri, keyif aldığı aktivitelere ilgide azalma, dikkat ve odaklanma sorunları gibi belirtilerin görülebileceğini söyledi. Artan alkol veya sigara kullanımı, gerginlik, huzursuzluk, sabırsızlık ve eş ile bebekle bağ kurmada zorlanma da babalarda sıkça rastlanan belirtiler arasında yer alıyor.

Görülme Sıklığı, Risk Faktörleri ve Profesyonel Destek

Güncel çalışmalara göre annelerde doğum sonrası depresyon oranının yüzde 10-20 arasında değiştiğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Şen, babalarda ise bu oranın yüzde 8-10 civarında olduğunu söyledi. Bu durum, her 10 babadan en az birinin bu dönemde depresyon yaşayabileceği anlamına geliyor. Özellikle eşinde depresyon olan babalarda riskin 2-3 kat arttığına dikkat çekti. Erken tanı ve destekle hem babaların hem de aile sisteminin korunabileceğini kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Şen, bebeğin duygusal gelişimi, güvenli bağlanma süreci, aile içi iletişim ve eşin ruh sağlığının babanın depresyonundan doğrudan etkilenebileceğini vurguladı. Depresyon ilerledikçe işlevselliğin azaldığını ve tedavi sürecinin uzadığını belirterek, belirtileri fark etmenin, normalleştirmenin ve zamanında destek almanın büyük önem taşıdığını ifade etti. Dr. Öğr. Üyesi Şen, belirtilerin 2 haftadan uzun sürmesi, iş, aile veya sosyal yaşamın belirgin şekilde etkilenmesi, alkol veya madde kullanımının artması, sosyal ilişkilerden tamamen uzaklaşma, kendine zarar verme düşüncelerinin ortaya çıkması veya eş ile ilişki çatışmalarının yoğunlaşması gibi durumlarda bir uzmana başvurulması gerektiğini belirtti. Ayrıca, uyku düzenini sağlamak, gece sorumluluklarını paylaşmak, açık havada yürüyüş yapmak, günlük sorumlulukları küçük parçalara bölmek, güvendiğiniz biriyle duygularınızı paylaşmak, partnerinizle düzenli 'çift zamanı' ayarlamak ve sosyal destek almak gibi evde uygulanabilecek basit yöntemlerin ruh sağlığı için çok önemli olduğunu ekledi. Toplumsal önyargıların, yani 'babalar güçlü olur' gibi kalıp yargıların tedavi sürecini olumsuz etkilediğini ve belirtilerin gizlenmesine yol açtığını da sözlerine ekledi.