Dünya Nükleer Birliği'nin yayımladığı rapora göre, geçen yıl nükleer enerji üretiminde bir önceki yıla kıyasla 66 teravatsaatlik önemli bir artış yaşandı. Bu artışın büyük bir kısmı, daha önce devre dışı bırakılan reaktörlerin yeniden faaliyete geçtiği Fransa'dan kaynaklandı. Asya kıtası da yedi yeni reaktörün beşine ev sahipliği yaparak küresel büyümeye önemli bir katkı sağladı.
NÜKLEER ENERJİDE KÜRESEL DURUM
Geçen yılın sonunda, dünya genelinde işletilebilir durumda bulunan 440 nükleer reaktörün toplam kapasitesi 398 gigavata ulaştı. Bu rakam, 2023 yılına kıyasla 6 gigavatlık bir artışı temsil ediyor. Kuzey Amerika'daki reaktörler, yüzde 90'a varan kapasite kullanım oranlarıyla en yüksek performansı sergilemeye devam etti. 2024 yılında da farklı bölgelerdeki nükleer reaktörlerin kapasite kullanım oranlarının son beş yıldaki seviyelerle benzer olması bekleniyor. Geçtiğimiz yıl 9 yeni nükleer reaktörün inşaatına başlandı. Bu projelerden altısı Çin'de, birer tanesi ise Mısır, Pakistan ve Rusya'da yer alıyor. Aynı dönemde yedi reaktör de şebekeye bağlanarak devreye alındı. Çin'de üç yeni reaktör faaliyete geçerken, diğer reaktörler Fransa, Hindistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve ABD'de elektrik üretimine başladı. Buna karşılık, Kanada'da iki, Rusya'da bir ve Çin'in Tayvan bölgesinde bir olmak üzere dört reaktör kalıcı olarak kapatıldı.
ENERJİ TALEBİ VE İKLİM HEDEFLERİ
Rapor, yapay zeka ve veri merkezleri gibi enerji yoğun sektörlerden kaynaklanan talep artışı karşısında nükleer enerjinin giderek daha kritik bir rol üstlendiğini vurguluyor. Nükleer enerjinin karbon emisyonlarını azaltmadaki önemi bir kez daha altı çizilirken, mevcut küresel enerji ve iklim hedeflerine ulaşılabilmesi için her yıl yeni üretim rekorlarının kırılması gerektiği belirtildi. Mevcut nükleer santrallerin verimliliğinin artırılması ve yeni reaktör inşalarının hızlandırılması, bu hedeflere ulaşmada kilit rol oynayacak. Nükleer üretimin 2012'den bu yana yıllık ortalama 25 teravatsaat artış gösterdiği, ancak 2050'ye kadar üç katına çıkması için yıllık 200 teravatsaatlik bir artışın hedeflendiği ifade edildi.
TÜRKİYE'NİN NÜKLEER ADIMI: AKKUYU
Rapor, Türkiye'nin nükleer enerji alanındaki ilerlemesine de değiniyor. Mersin'in güney kıyısında inşaatı devam eden Akkuyu Nükleer Güç Santrali'nin toplamda 1114 megavat kapasiteli dört adet VVER-1200 tipi reaktörden oluşacağı belirtiliyor. Dördüncü ünitenin inşaatına Ağustos 2023'te, ilk ünitenin devreye alma çalışmalarına ise Nisan 2024'te başlandığı kaydedildi. Akkuyu'nun dört ünitesinin 2025 ile 2028 yılları arasında kademeli olarak devreye alınarak Türkiye'nin ilk nükleer enerji üretimini sağlaması öngörülüyor. Raporda ayrıca, 2023 yılında Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'ndan yapılan açıklamalara atıfta bulunularak, Türkiye'nin Akkuyu'nun yanı sıra ikinci ve üçüncü nükleer santraller için Rusya, Çin ve Güney Kore ile görüşmeler yürüttüğü hatırlatıldı. Türkiye'nin küçük modüler reaktörlerin kullanımı konusunda ABD ve İngiltere'deki kuruluşlarla da temaslarda bulunduğu belirtildi. Bu adımların, Türkiye'nin enerji güvenliğini artırması ve hızla büyüyen elektrik talebini düşük karbonlu kaynaklardan karşılaması açısından büyük önem taşıdığı vurgulandı.


