Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ziyaretinin enerji boyutuna ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Bayraktar, Türkiye'nin enerji talebinin arttığını ve bu talebi karşılamak için yerli ve yenilenebilir kaynakların önemine vurgu yaptı.
ABD İLE ENERJİ İŞBİRLİĞİ
Bayraktar, ABD ziyaretinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın BM programı ve Beyaz Saray'daki görüşmelerin enerji alanındaki işbirliklerini ele aldığını belirtti. Türkiye'nin ABD ile enerji konusunda büyük bir potansiyele sahip olduğunu, ABD'nin dünyanın en büyük petrol ve doğalgaz üreticisi konumunda olduğunu hatırlattı. Nükleer enerji alanında da ABD ile uzun süredir üzerinde çalışılan anlaşmaların yapıldığını ifade eden Bayraktar, Türkiye'nin enerji talebinin tahminlerin ötesinde büyüdüğünü, doğalgaz talebinde Avrupa'nın dördüncü ülkesi olduğunu ve petrol talebini karşılamak için kendi kaynaklarını en üst düzeyde kullanma hedefini vurguladı. Türkiye'nin yenilenebilir enerji kaynaklarına ve nükleer enerjiye mutlaka ihtiyacı olduğunu, elektrik talebinin hızla arttığını ve bu artışta klimaların önemli bir payı olduğunu söyledi. Kuraklık ve küresel ısınma gibi etkenlerle suyun azaldığı bir dünyaya girildiğini belirten Bayraktar, Türkiye'nin önümüzdeki 30 yılda enerji talebinin en muhafazakar tahminlerle 3 kat büyüyeceğini öngördü. Bu talebi karşılamak için yerli kömür ve yenilenebilir enerjinin maksimum düzeyde kullanılmasının büyük önem taşıdığını dile getirdi.
KAYA GAZI VE LNG FIRSATLARI
Bakan Bayraktar, ABD'nin kaya gazı devrimiyle dünyanın 1 numaralı doğalgaz üreticisi haline geldiğini ve Türkiye'nin de bu teknolojiyi hedeflediğini, Diyarbakır'da bu anlamda büyük bir potansiyel olduğuna inandığını söyledi. Türkiye'nin 2016'da milli enerji ve maden politikası stratejisiyle LNG altyapısına büyük yatırım yaptığını, Marmara ve Aliağa'daki iki LNG merkezini neredeyse 2,5 katına çıkardığını ve 3 gazlaştırma gemisi aldığını belirtti. Bu yatırımlar sayesinde Türkiye'nin 2016'dan bu yana LNG fırsatlarından faydalanabilir hale geldiğini ifade etti. Doğalgazın fiyatının oluştuğu dört ana merkezden biri olan Amerika'daki lokasyonda dünyanın en ucuz gazının bulunduğunu, Rusya'dan bile ucuz olduğunu söyledi. 2016'daki altyapı yatırımı sonrasında alımların bir kısmını Amerika'dan yapmaya başladıklarını, şu anda kullanılan gazın yüzde 10'unun LNG olarak Amerika'dan gemilerle geldiğini kaydetti. Amerikan LNG'sinin, tüm maliyetler göz önüne alındığında en rekabetçi gaz kaynaklarından biri haline geldiğini vurguladı. Bakan Bayraktar, Amerikan yönetiminin Rusya-Ukrayna savaşına son verme konusundaki gayretini de dile getirdi. Karadeniz'deki gaz üretiminin ihtiyacın bir kısmını karşıladığını, önümüzdeki yıl bu rakamın artacağını ve 2028'e gelindiğinde hanelerin gaz ihtiyacının kendi gazlarıyla karşılanacağını belirtti. Elektrik üretimiyle ilgili doğalgaz ihtiyacının devam ettiğini ve bu anlamda Türkiye'nin ithalat yapacağını söyledi. Doğu Akdeniz'de yapılan arama programlarında istenilen neticenin alınmadığını ancak Akdeniz'den vazgeçilmediğini, önceliğin Karadeniz'e verildiğini ifade etti. Son 2 yıldır Türkiye'nin Somali ve Libya'da da enerji alanında çalışmalar yaptığını, Gabar'da kendi ihtiyacını karşılamak adına adım attığını, Nijer ve Azerbaycan'da petrol sahalarıyla ilgili anlaşmalar yapıldığını ve Irak'ta projeleri olduğunu sözlerine ekledi.
NÜKLEER ENERJİ VE ELEKTRİK/DOĞALGAZ FİYATLARI
Bakan Bayraktar, Çin'in savunma sanayi ve teknolojide geldiği noktanın önemli bir gösteri yaptığını, Çin ile yenilenebilirden elektrik iletim hatlarına kadar birçok konuyu görüştüklerini belirtti. Nükleer enerji konusunda Türkiye'nin mutlaka elektrik üretmesi gerektiğini, bunun 70 yıllık bir hedef olduğunu ve Akkuyu Nükleer Güç Santrali'nin bu hedefi fiile geçirdiğini söyledi. Akkuyu'da şu anda dört reaktörün aynı anda yapıldığını, muhalefetin ise bilimsel dayanağı olmayan bir tutum sergilediğini ifade etti. Dünyada 31 ülkede nükleer reaktör bulunduğunu, Türkiye'nin bu alanda kayıtsız kalamayacağını vurguladı. Elektrik talebinin beklenenden daha hızlı gelişeceğini, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın New York'ta Fransa Cumhurbaşkanı Macron ve Kanada ile nükleer enerji konusunu görüştüğünü ve Kanada'nın bu konuda hazır olduğunu ifade ettiğini aktardı. Nükleerde yerlileştirmeye önem verdiklerini, Türkiye'nin sanayisinin nükleer santraller için ekipman üretebileceğini ve bir ekosistem oluşturmak adına çabaları olduğunu söyledi. Akkuyu ile başlayan sürecin farkındalık getirdiğini, yüzlerce öğrencinin yurt dışına gönderildiğini ve TEKNOFEST çatısı altında nükleer proje yarışması düzenlendiğini belirtti. Sinop ve Trakya'da da reaktörler kurarak 15 bin megavatlık kapasiteye ulaşılması gerektiğini ifade etti. ABD ile geniş çerçevede nükleer işbirliği anlaşması yaptıklarını, Sinop'ta zaman kaybettiklerini, Japonlarla yapılan anlaşmanın fizibilite çalışmasının pahalı olması nedeniyle sürdürülemediğini söyledi. İnsanlara daha ucuz elektrik sağlamak için nükleer enerjinin yapılması gerektiğini, önümüzdeki aylarda hangi ülkelerle çalışılacağının belli olacağını belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan ile eski ABD Başkanı Trump arasındaki özel hukukun devam ettiğini, görüşmenin verimli geçtiğini söyledi. Ruslarla Akkuyu'nun finansmanında bir yavaşlama yaşandığını, Batılı ve Avrupalı tedarikçilerin söz verdikleri ürünleri teslim etmemeleri nedeniyle gecikmeler olduğunu ancak Akkuyu'nun kararlılıkla yoluna devam ettiğini ve ilk reaktörün devreye alınması için çalıştıklarını ifade etti. Elektrik ve doğalgaza kışa girerken zam düşünülmediğini, Hazine üzerinde doğalgaz ve elektrikte önemli bir yük olduğunu, alınan gazın yarı fiyatına vatandaşa verildiğini belirtti. İhtiyacı olana destek verilmesinde bir sakınca olmadığını, ancak ihtiyacı olmayanların faturasının devlet tarafından ödenmemesi gerektiğini söyledi. Destek için Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'na başvurulması ve incelenmesi üzerine çalışıldığını, bu konunun yeni yılla birlikte açıklanabileceğini sözlerine ekledi.


