GÜNDEM
Yayınlanma : 05 Ocak 2026 11:37

Erdoğan'dan F-35 çıkışı: Türkiye'nin dönüşü NATO için şart!

Erdoğan'dan F-35 çıkışı: Türkiye'nin dönüşü NATO için şart!
Cumhurbaşkanı Erdoğan, F-35 programından çıkarılmayı haksız bulduğunu belirterek Türkiye'nin yeniden programa dahil edilmesinin NATO güvenliği için kritik olduğunu söyledi. S-400 sürecinde adil sonuç beklediklerini de ekledi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD ile ilişkiler, enerji politikaları ve bölgesel gelişmeler hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Bloomberg'e verdiği yazılı yanıtlarda, F-35 konusunu ABD Başkanı Donald Trump ile yaptığı görüşmede bizzat gündeme getirdiğini belirtti.

F-35 PROGRAMINDA HAKSIZLIK VURGUSU

Erdoğan, Türkiye'nin Rusya'dan askeri teçhizat alması gerekçesiyle F-35 programından çıkarılmasını "haksız" olarak nitelendirdi. "Türkiye'nin bedelini ödediği F-35 uçaklarını teslim alması ve programa yeniden dahil edilmesi, iki stratejik ortak olan Türkiye ve ABD'nin yanı sıra NATO'nun güvenliği için de önemli ve gereklidir" diyen Erdoğan, Trump'ın yeniden göreve başlamasıyla ilişkilerde daha olumlu bir zemine geçilmesi umudunu dile getirdi.

S-400 SÜRECİ VE ADİL SONUÇ TEMENNİSİ

S-400 füzeleri nedeniyle yaşanan süreci Türkiye'ye yönelik haksız bir girişim olarak gördüklerini ifade eden Erdoğan, görüşmelerin bu çerçevede devam ettiğini söyledi. Temennilerinin, hem hukuka uygun hem de stratejik ortaklıkla mütenasip adil bir sonuca ulaşılması olduğunu belirtti. Ayrıca, ABD menşeli LNG tedarikini kayda değer ölçüde artırdıklarını ve enerji politikalarının milli menfaatler doğrultusunda şekillendiğini vurguladı.

BÖLGESEL DİPLOMASİDE TÜRKİYE'NİN ROLÜ

Türkiye'nin uluslararası diplomasideki etkin rolüne dikkat çeken Erdoğan, hem Rusya Devlet Başkanı Putin hem de Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy ile doğrudan konuşabilen, aynı zamanda NATO ve Birleşmiş Milletler nezdinde somut girişimlerde bulunabilen yegane aktör olduklarını ifade etti. Gazze'ye ilişkin değerlendirmelerinde ise, Uluslararası İstikrar Gücü'nün başarı şansının sahada meşruiyeti olan aktörlerin içinde yer almasına bağlı olduğunu ve Türkiye'nin bu tür bir misyonun "anahtar ülkesi" konumunda olduğunu vurguladı.