EKONOMİ
Yayınlanma : 08 Aralık 2025 05:10

Faizler düşüyor ama bankaların maliyeti artıyor: Kredi faizleri neden inmiyor?

Faizler düşüyor ama bankaların maliyeti artıyor: Kredi faizleri neden inmiyor?
Garanti BBVA Genel Müdürü Mahmut Akten, politik faiz düşüşlerinin mevduat faizlerine tam yansımadığını, bunun banka maliyetlerini artırarak kredi faizlerini yüksek tuttuğunu belirtti. TL mevduat rasyosu ve Türkiye ekonomisinin güçlü dinamik

Garanti BBVA Genel Müdürü Mahmut Akten, Türkiye ekonomisindeki faiz politikaları ve mevduat faizlerinin seyri hakkında önemli değerlendirmelerde bulundu. Akten, politik faizinin Nisan 2025'te zirveye ulaştıktan sonra yaklaşık 600-650 baz puanlık bir düşüş gösterdiğini, ancak mevduat faizlerine bu düşüşün sadece 350 baz puan kadar yansıdığını belirtti. Bu durumun, bankaların maliyetlerini artırarak kredi faizlerinde istenen düşüşün sağlanmasını engellediğini vurguladı.

ENFLASYON VE PARA POLİTİKASININ GÖRÜNMEYEN YÜZÜ

Kasım ayında beklentilerin altında kalan enflasyon rakamlarının ardından Akten, aralık ayı için de olumlu beklentiler paylaştı. Eğitim zamlarının tamamlanması, sezon açılışlarına bağlı fiyat artışlarının sona ermesi ve indirim kampanyalarının enflasyonun daha sakin seyretmesinde etkili olacağını öngördü. Merkez Bankası'nın faiz indirimlerine devam edeceğini tahmin eden Akten, genel para politikasının göründüğünden daha sıkı olduğunu düşündüklerini ifade etti. Faiz indirimlerinin mevduat faizlerine aynı hızda yansımaması, bankaların maliyetlerini yükselterek kredi faizlerinde beklenen düşüşü geciktiriyor.

TL MEVDUAT RASYOSU VE EKONOMİNİN GÜÇLÜ DİNAMİKLERİ

Politika faizi ile piyasa faizi arasındaki makasın temel nedenini Merkez Bankası'nın rasyo mekanizmalarına bağlayan Akten, TL mevduat rasyosunu belirli seviyelerde tutma zorunluluğunun, TL mevduatını cazip kılma çabalarını beraberinde getirdiğini açıkladı. Bu durum, faizlerdeki düşüşün TL mevduat sahiplerini aynı oranda etkilememesine yol açıyor. Türkiye ekonomisinin güçlü dinamiklerine de değinen Akten, savunma sanayii, KOBİ'ler, kimya, ağır sanayi ve otomotiv gibi sektörlerdeki başarıların altını çizdi. Ayrıca, Çin'den Türkiye'ye yönelik ciddi yatırım kararlarının alındığını ve jeopolitik konumun yatırımcılar için büyük bir avantaj sağladığını sözlerine ekledi. Türkiye ekonomisinin yumuşak iniş seviyesinin %3,5-4 bandında olduğunu ve faizler düştükçe ve riskler azaldıkça daha hızlı bir büyüme potansiyeli taşıdığını belirtti.