Diyanet İşleri Başkanlığı Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü, bu haftaki hutbesinde 'Fedakarlığın zirvesi: Îsar' konusunu ele aldı.
İYİLİKTE YARIŞMAK
Muhterem Müslümanlar! Yüce dinimiz İslam’ın ana hedeflerinden biri, Allah rızası için birbirini seven ve yardımlaşan erdemli bir toplum oluşturmaktır. İslam, bu amaca ulaşmanın yolunu da bizlere göstermektedir. Bu yol, bireyleri bencillik, cimrilik ve kıskançlık gibi olumsuz özelliklerden arındıran îsâr duygusudur. Îsâr, yalnızca Allah’ın rızasını gözeterek başkalarının ihtiyaçlarını karşılamaya çalışmaktır. Yani kendimizi düşündüğümüz kadar, hatta daha fazla başkalarını düşünmektir.
TOPLUMUN İHTİYAÇLARINA DUYARLILIK
Aziz Müminler! Îsâr, toplumun ve insanlığın iyiliği için bazen malımızdan, bazen de rahatımızdan feragat etmeyi gerektirir. Komşularımızın, akrabalarımızın ve dahi Gazze'deki mazlum kardeşlerimizin yanında olmak, onlara maddi ve manevi destek sunmak, bu duygunun en güzel örnekleridir. Fedakârlığın en güzel örneklerini Peygamber Efendimiz (s.a.s) ve onun güzide ashabından öğreniyoruz. Onlar, tüm zorluklara göğüs germiş, insanların gönüllerinin İslam’a ısınması için var güçleriyle çalışmışlardır.
GÜNÜMÜZDEKİ DAVRANIŞLAR
Değerli Müminler! Bugün, basit gibi görünen ama îsâr ahlakıyla çözebileceğimiz pek çok davranışa şahit olmaktayız. Bir yandan birbirine ikram etmek için yarışan insanların, diğer yandan trafikte yol vermemesi veya ambulans ve itfaiye araçlarının geçişini engellemesi ne kadar ibret vericidir. Ayrıca, toplu taşıma araçlarında kendi konforunu önceleyip hasta veya yaşlıları ötelemek de oldukça üzücü bir durumdur. Hutbemizi, Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in hadisleriyle bitirerek, 'Kul, kardeşinin yardımında olduğu sürece, Allah da onun yardımcısı olur.' sözleriyle sonlandıralım.

