Fransa'da Başbakan François Bayrou'nun hükümeti, Ulusal Meclis'ten güvenoyu alamayınca düştü. Bu durum, 1958'den bu yana kendi isteğiyle güven oylamasına giden ve kaybeden ilk hükümet olarak tarihe geçti. Oylamada, 194 milletvekili Bayrou hükümetini desteklerken, 364 milletvekili karşı oy kullandı, 15 milletvekili ise çekimser kaldı.

GÜVEN OYLAMASI SONUÇLANDI
Oylama sonucunda güvenoyu alamayan Bayrou'nun, yarın sabah Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'a istifasını sunması bekleniyor. Bu gelişmelerin ardından Fransa'da erken seçime gidilme ihtimali de gündeme geldi. Oylama öncesinde konuşan Bayrou, 'Hükümeti devirebilirsiniz ama gerçeği silemezsiniz. Fransa'nın mali durumu artık dayanılmaz bir noktaya geldi. Ülkemizin geleceğini korumak için tek bir yol var. Kamu maliyesini yeniden düzenlemek.' dedi. Oylama sonrası ise herhangi bir açıklama yapmadan Meclis'ten ayrıldı.

MUHALEFETTEN ERKEN SEÇİM ÇAĞRISI
Fransa Cumhurbaşkanlığı, Bayrou hükümetinin düşmesinin ardından Cumhurbaşkanı Macron'un önümüzdeki birkaç gün içinde yeni bir başbakan atayacağını açıkladı. Ulusal Birlik (RN) Partisi'nin Grup Başkanvekili Marine Le Pen, erken seçim çağrısı yaparak, 'Meclis'in feshi artık bir tercih değil, bir zorunluluktur.' ifadesini kullandı. Boyun eğmeyen Fransa (LFI) Partisi'nin Grup Başkanvekili Mathilde Panot ise, 'Bu hükümet halkın güvenini tamamen kaybetti, Fransa'nın yeni bir başlangıca ihtiyacı var.' şeklinde konuştu. Rönesans'ın Genel Sekreteri Gabriel Attal ise, 'Ülkemizin bu kaosu aşması için cumhuriyetçi güçler arasında ulusal bir uzlaşmaya ihtiyaç var.' dedi. Hükümet Sözcüsü Sophie Primas sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, 'Bu akşam hükümet, meclisin kararını kabul ediyor. Ülkemize hizmet etme görevimiz burada sona erdi. Peki ülkenin sorunları böylece ortadan kalktı mı? Ne yazık ki hayır.' ifadelerini kullandı.

KEMER SIKMA PROGRAMI'NIN SONU
Bayrou hükümeti, geçen yıl gayrisafi yurtiçi hasılanın yüzde 5,8'ine ulaşan AB'nin resmi sınırı olan yüzde 3'ün neredeyse iki katına çıkan bütçe açığını kontrol altına almaya çalışıyordu. Bu nedenle temmuz ayında gelecek yıl için 44 milyar euroluk bir kemer sıkma programı açıklamıştı. Program, kamu harcamalarının kısıtlanmasını, bazı sosyal yardımların daraltılmasını ve iki resmi tatilin kaldırılmasını içeriyordu. Muhalefet partileri bu programı sert bir şekilde eleştirerek 'krizin faturasını halka yüklemek' olarak değerlendirmişti. Fransa'da 1958'den bu yana ilk kez bir hükümet kendi isteğiyle gittiği güven oylamasında yeterli desteği alamayarak düştü. Fransa'da bugüne kadar 41 kez güven oylaması yapıldı.

