7 Ekim 2023'te başlayan ve Gazze'ye yönelik yoğun bombardıman ile ablukalarla süregelen İsrail'in politikaları, bölgedeki yaşamı tamamen yok etme noktasına getirdi. Uzmanlar, yaşananları artık 'Genocide' (Soykırım) yerine 'Holoside' (Yaşamın yok edilmesi) olarak nitelendirilmesi gerektiğini belirtiyor. İsrail'in Gazze'ye attığı patlayıcı miktarı 200 bin tonu aşarak, Hiroşima atom bombasının yaklaşık 13 katı yıkım gücüne ulaştı. İki yıl süren bu katliam, sadece altyapıyı değil, insanlığın en temel unsurlarını da hedef aldı.
GAZZE'DE SİSTEMATİK YOK OLUŞ
İki yılda yaşananlar, sistematik bir soykırım ve etnik temizliğin açık delilleri olarak kayıtlara geçti. Resmi verilere göre, 67 binden fazla Filistinli hayatını kaybetti, binlercesi ise yıkıntılar altında kaldı. Bu kayıpların içinde 20 binden fazla çocuk ve 12 binden fazla kadın bulunuyor. Bağımsız kuruluşlar, şehit edilen Filistinlilerin sayısının 600 bine ulaşabileceğini öngörüyor. En az 2 bin 700 aile, tüm üyeleriyle birlikte nüfus kayıtlarından silinerek tamamen yok edildi. Sağlık altyapısı çökerken, 38 hastane, 96 sağlık merkezi ve 197 ambulans imha edildi. 1600'den fazla sağlık personeli öldürüldü, 362'si tutuklandı. Bu saldırılar, Gazze halkını tedavisiz bıraktı ve sağlık hizmetlerini iflas ettirdi. Soykırımı duyuran 254 gazeteci de öldürülerek, Gazze dünyada en fazla gazetecinin öldürüldüğü çatışma alanı oldu.
EĞİTİM VE GIDA GÜVENLİĞİ TEHDİT ALTINDA
Eğitim alanında da durum vahim bir tablo çiziyor. Okulların yüzde 95'i hasar gördü veya tamamen yok edildi. 668 okul bombalanırken, 165 okul tamamen yıkıldı. Bu yıkımın ortasında en az 13 bin 500 öğrenci ve 830 öğretmen hayatını kaybetti, bir kuşak eğitimden mahrum ve geleceksiz bırakıldı. Gıda ve insani yardım girişleri engellenerek, 120 bin yardım TIR'ı bölgeye giremedi. 47 yardım mutfağı ve 61 dağıtım merkezi bombalandı. Bu koşullar altında 650 bin çocuk açlıktan ölümle karşı karşıya. Açlık, Gazze'de yeni bir silah haline geldi. Altyapının tamamen harabe olmasıyla birlikte 268 bin ev yıkıldı ve iki milyon insan yerinden edildi. Tarım arazilerinin yüzde 94'ü yok edilirken, balıkçılık sektörü tamamen ortadan kalktı. Gazze'nin ekonomisi ve geçim kaynakları sistematik olarak yok edildi.
ABD'NİN DESTEĞİ VE BATI ŞERİA'DAKİ GERİLİM
Bu yıkımın arkasında ABD'nin açık ve güçlü desteği bulunuyor. ABD, İsrail'e 30 milyar dolardan fazla askeri yardım sağlarken, siyasi platformlarda İsrail'i koruyor. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde İsrail'in Gazze'deki soykırımı durdurmasına yönelik tüm tasarılar ABD vetosuna takıldı. Uluslararası hukuk ve kurumlar, İsrail'in eylemleri karşısında yetersiz kaldı. İsrail, Batı Şeria'da da etnik temizlik faaliyetlerini sürdürüyor. Yerleşimciler ve ordu, Filistin şehirlerini ve köylerini terörize ediyor, tarım alanlarını yakıyor ve cinayetler işliyor. İsrail meclisi, Batı Şeria'nın ilhakını hayata geçirmek istiyor. Mescid-i Aksa'ya yönelik baskınlar yoğunlaşıyor. 7 Ekim 2023'ten bu yana Batı Şeria'da 114 kaçak yerleşim kuruldu ve bu yerleşimler nedeniyle 33 Filistinli Bedevi topluluğu göç etmek zorunda kaldı.


