Gazze Mahkemesi Başkanı ve eski BM Filistin Raportörü Richard Falk, İstanbul’da düzenlenen 'Gazze Mahkemesi Acil Durum Basın Toplantısı'nda konuştu. Toplantının amacı, Gazze’deki sivillerin korunması ve kalıcı barışın sağlanmasıydı. Falk, İsrail’in işgal kararı karşısında acil silahlı uluslararası koruma gücü oluşturulması gerektiğini vurguladı. Birleşmiş Milletler’in bu aciliyeti gündeme getirmesinin şart olduğunu belirtti.
ACİL MÜDAHALE ÇAĞRISI
Falk, açıklamalarında dünyanın dört bir yanındaki hükümetleri, BM Genel Kurulu’nu veto engeli olmaksızın yetkilendirmeye davet etti. Gazze’deki soykırım, savaş suçları ve insanlığa karşı suçları durdurma girişimlerinde engellenen BM Genel Kurulu'nun, bu konuda yetkilendirilmesi gerektiğini savundu. İsrail’in suçlarının ciddiyeti, Uluslararası Ceza Mahkemesi ve Uluslararası Adalet Divanı’nda görülen davalarda yargısal değerlendirmeye tabi tutuluyor. Aç bırakmanın bir silah olarak kullanılması ve soykırım eylemlerinin inandırıcılığı bu süreçlerde değerlendirilecek. Ancak, Falk acil müdahale için harekete geçilmesi gerektiğini, beklemenin mümkün olmadığını dile getirdi. Genel Kurul’un, İsrail’in soykırımını sona erdirmek üzere derhal ve acilen uygun donanıma ve finansmana sahip bir silahlı müdahale gücü oluşturma yetkisini vermesi gerektiğini savundu. Bu uluslararası koruma gücü, İsrail güçleri tamamen ve kalıcı olarak Gazze’den çekilene kadar konuşlanmalı ve uluslararası denetim altında yardımın İsrail müdahalesi olmadan güvenli şekilde ulaştırılmasını sağlamalıdır. Ardından Gazze’de, Filistin halkının gelecekteki siyasi liderliğini seçme egemen hakkına saygı gösterilerek uluslararası gözetim altında özgür seçimler organize edilmelidir. Bu köklü adımların, zamanımızın en büyük ahlaki krizini çözme umudu taşıdığını, aksi takdirde insanlığın tarihi bir utançla anılacağını belirtti.
SOYKIRIMIN ÖNLENMESİ İÇİN ÖNERİLER
Gazze Mahkemesi, İsrail’in ve suç ortaklarının işlediği suçları belgeleyen güvenilir bir arşiv oluşturmayı amaçlıyor. Ekim ayı sonunda yapılacak nihai oturumda, dünya çapında sivil toplum aktivizmini harekete geçirerek ulusal hükümetlere baskı yapmayı ve etkili dayanışma girişimlerini teşvik etmeyi planlıyor. Ancak mevcut acil durumda, Güney Afrika’daki apartheid’e karşı mücadeleyle kıyaslandığında, Gazze’de yaşananların ölçüsü ve korkunçluğu çok daha büyük olup, bu yaklaşımın tek başına yeterli olmadığı belirtiliyor. Gazze nüfusunu soykırımın son aşamalarından kurtarmak amacıyla silahlı bir uluslararası kurtarma operasyonu öneriliyor. Bu bağlamda, “Barış için Birleşme Kararı” (377(V) sayılı karar) ve “Koruma Sorumluluğu” (R2P) mekanizmalarının kullanılması öneriliyor. Bu kararların İsrail soykırımını sona erdirme potansiyeline sahip olduğu belirtildi. Gazze Mahkemesi, İsrail'i yargılayacak bir mahkeme olarak kuruldu ve sonuç bildirisini yayınladı.


