Birçok efsaneye ev sahipliği yapan Giden Gelmez Dağları, keskin çukurları ve dikey mağaraları ile göz kamaştırıyor. Antalya'nın Akseki ilçesi ile Konya'nın Seydişehir ilçesi arasında yer alan bu dağlar, derinlikleri 100 metreyi bulabilen uçurumlarıyla dikkat çekiyor.
DAĞDAKİ TEHLİKELER
Bölgedeki dağcılardan Mustafa Ünal, bu tehlikeli çukurları görüntülemeyi başardı. Ünal, Giden Gelmez Dağları'nın 4'te 3'ünün Akseki sınırlarında, 4'te 1'inin ise Seydişehir sınırlarında bulunduğunu belirtiyor. “Bu dağlara yıllardır geliyorum. Derin çukurlar çok fazla. İki kayanın arasını kar kapatınca aşağıya düşme olasılığı artıyor. Düştüğünüzde geri gelemiyorsunuz, çünkü kayalar çok keskin” dedi.
ZENGİN YABAN HAYATI
Giden Gelmez Dağları, zorlu coğrafyası ve zengin yaban hayatıyla da dikkat çekiyor. Ünal, bölgede ayı, dağ keçisi, kurt, domuz, vaşak ve tilki gibi pek çok hayvanın yaşadığını ifade etti. “Ortalama rakım, 2 bin ile 2 bin 200 civarında. Ama engebeli bir arazi yapısına sahip” diyor. Ünal, uçurumların 100 metreyi bulabildiğini de belirten Ünal, “Bu dağlarda yaklaşık 20 yıldır geziyorum. Suyundan içmediğimiz çeşme kalmadı” diye ekledi. Giden Gelmez Dağları'nın ismi ise geçmişte yaşanan acı olaylardan geliyor. 1941'de İsmail Özen, arkadaşlarıyla avlanmak için gittiği zirvede 102 metre derinliğindeki bir obruğa düşerek hayatını kaybetmişti. Özen'in torunu Mahmut Girgin, dedesinin vurduğu bir geyiği çıkarmak için indiği obruğa düşerek yaşamını yitirdiğini anlattı. Efsaneye göre, geçmişte köyden başka 2 avcı da gece dinlenmek için yaktıkları ateşin erittiği kar kütlesi nedeniyle uçuruma düştü.

