Mısır'da Gazze'de barış için anlaşma sağlanırken, Fransa'nın başkenti Paris'te de Gazze için bir toplantı düzenlendi. Toplantıya katılan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Türkiye'nin ateşkes sürecindeki yapıcı rolünü vurguladı.
PARİS'TE GAZZE TOPLANTISI
Fransa Dışişleri Bakanlığının ev sahipliğinde gerçekleştirilen toplantıda, Gazze'de sağlanan ve yürürlüğe girmesi beklenen ateşkes anlaşması, bölgenin yeniden imarı ve insani yardımın ulaştırılması gibi kritik konular ele alındı. Toplantıya Türkiye'nin yanı sıra Almanya, İngiltere, İtalya, İspanya, Mısır, Suudi Arabistan, Ürdün, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve Avrupa Birliği'nden temsilciler katıldı.
FİDAN'DAN AÇIKLAMALAR
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, toplantı sonrası yaptığı değerlendirmede, "Hep beraber dünkü anlaşmanın neticelerini ve nasıl uygulanacağını, özellikle Gazze'nin tekrar ayağı kaldırılması için Avrupa'nın neler yapabileceği konusunun üzerinde çok ayrıntılı duruldu. İyi olan, herkesin iki devletli çözümünün problemin çözümünde ana rol olduğunu kabul etmesi." ifadelerini kullandı. Fidan, Gazze'nin Filistinliler tarafından yönetilmesi gerektiğini belirterek, ABD, Mısır, Türkiye ve Katar'dan oluşacak bir görev gücünün anlaşmanın uygulanmasında arabulucu rol üstleneceğini açıkladı. Türkiye'nin bu süreçte çok yapıcı bir rol oynadığını ve bu iş birliği anlayışının yeni bir ruh oluşturarak bölgesel sorunların çözümünde büyük rol oynayacağına inandığını sözlerine ekledi.
MACRON VE BARROT'TAN DEĞERLENDİRMELER
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Paris'teki görüşmelerin amacının ABD'nin Gazze konusundaki girişimiyle paralel olduğunu belirtti ve Fransa'nın Gazze İstikrar Gücü'nde yer almaya hazır olduğunu ifade etti. Macron, İsrail'in Batı Şeria'daki yerleşimleri hızlandırmasının Trump'ın planına ters olduğunu ve insani yardımın Gazze'ye tüm giriş noktalarından geçmesi gerektiğini vurguladı. Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot ise Katar, Mısır ve Türkiye'nin yoğun çabalarıyla Gazze'de ateşkes anlaşmasının sağlandığını dile getirerek, bunu "bölgedeki barış ve güvenlik için devasa bir adım" olarak nitelendirdi. Barrot, İsrail-Filistin barışı için hiçbir çabadan kaçınılmaması gerektiğini belirtti.


