İSRAİL-TÜRKİYE İLİŞKİLERİNDE GERİLİM
Yanarocak, Türkiye’nin İsrail’e yönelik ekonomik yaptırımlarını ele alarak, İsrail bayraklı gemilerin Türk limanlarına yanaşamadığını ve hava sahası kısıtlamalarının uçuş sürelerini uzatarak ciddi etki yarattığını belirtti. Uzman, Türkiye’nin bu adımlarını Gazze’deki savaşı sınırlamak ve İsrail’i caydırmak amacıyla attığını, İsrail’i soykırımla suçladığını ifade etti. Netanyahu’nun Ermeni soykırımıyla ilgili açıklamalarını ise diplomatik bir denge olarak değerlendirdi; Netanyahu’nun bir Ermeni gazetecinin sorusuna doğrudan 'evet' dememesine rağmen olumlu yanıt verdiğini, amacının Ermenistan’ı memnun etmek değil, diplomatik dengeyi korumak olduğunu söyledi.
İLİŞKİLER TARİHİ DÜŞÜK SEVİYEDE
İlişkilerin tarihi düşük seviyede olduğunu belirten Yanarocak, resmi bir düşmanlığın olmamasına rağmen durumun eşi benzeri görülmemiş bir seviyede olduğunu vurguladı. Hiçbir zaman İsrail bayraklı bir geminin Türkiye’ye yanaşmadığını, ancak hava sahasının kapatılması tartışmasının bile önemli olduğunu belirtti. Barış anlaşmaları olmadığını, düşmanlık ilan edilmediğini, savaşmadıklarını ve Holokost gibi bir geçmişlerinin olmadığını hatırlattı.
OLASILIĞI DÜŞÜK AMA RİSK VAR
Netanyahu’nun Türkiye’ye yaklaşımını stratejik temkin olarak yorumlayan Yanarocak, İsrail’in Türkiye’ye doğrudan düşmanlık ilan etmesinin kendi çıkarına olmadığını, askeri çatışmaya girmek istemediğini ancak bunu yapabilecek güçte olduğunu belirtti. ABD’nin müdahale edeceğine inandığını ve iki ülke arasındaki doğrudan çatışmanın önlenebilir olduğunu ifade etti. Ordular arasındaki güç dengesine değinerek, hava kuvvetleri açısından İsrail’in F-35’ler sayesinde üstünlük sağladığını, ancak Türkiye’nin F-16’lara sahip olduğunu ve kara ile deniz gücünde çok deneyimli olduğunu, Türk ordusunun NATO’nun ikinci en büyük ordusu olduğunu ve geniş operasyon tecrübesine sahip olduğunu söyledi. Türkiye’nin NATO üyeliğine dikkat çekerek, Suriye’de olası bir çatışmanın yalnızca Türkiye topraklarında NATO’nun devreye girebileceğini, olay Türk topraklarında değilse NATO’nun harekete geçmeyeceğini ve bu nedenle olası çatışmaların sınırlı kalacağını belirtti.


