Gazze'de İsrail'in iki yıldır devam eden soykırımının ardından varılan ateşkes anlaşması yürürlüğe girerken, İsrail'in anlaşmalara yönelik ihanetlerle dolu geçmişi bölge ülkelerinde endişelere neden oluyor.
uluslararası ZİRVE ÇAĞRISI
Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, Şarm el-Şeyh'te Gazze'nin yeniden imarı ve ateşkes anlaşmasının güvence altına alınması amacıyla uluslararası bir zirve düzenleneceğini duyurdu. Sisi, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ne çağrıda bulunarak, Gazze'deki anlaşmaya uluslararası meşruiyet kazandırılmasını talep etti. ABD yönetimi de bu zirveye Türkiye, Katar ve Mısır'ın yanı sıra Fransa, İngiltere, İtalya, İran, Kuveyt, Ermenistan, İspanya, Japonya, Yunanistan ve Azerbaycan gibi birçok ülkeyi davet etti.
ATEŞKES İHLALLERİ VE ULUSLARARASI HUKUK VURGUSU
Ateşkesin yürürlüğe girmesine rağmen İsrail'in bunu uygulayacağına dair duyulan şüpheler, işgal devletinin daha önce kabul edip kısa sürede ihlal ettiği anlaşmaları yeniden gündeme getirdi. İsrail, son iki yılda imzalanan iki ateşkes anlaşmasını bozarak katliamlarını artırdı. 24 Kasım 2023'te başlayan 7 günlük ateşkes sırasında Hamas 81 rehineyi serbest bırakmış, ancak İsrail 1 Aralık'ta saldırıyı başlatmıştı. 15 Ocak 2025'te varılan yeni ateşkes anlaşmasının ilk aşamasında Hamas 33 İsrailli rehineyi serbest bıraktı, ancak İsrail mart ayında anlaşmayı bozarak mayıs ayında Gazze'ye kara saldırısı başlattı. İsrail ayrıca, Filistin halkına insani yardım ulaştırmak isteyen Küresel Sumud ve Özgürlük Filoları'na uluslararası sularda saldırarak Dördüncü Cenevre Sözleşmesi'ni ihlal etti.
BM KARARLARINA RAĞMEN İŞGAL DEVAM EDİYOR
Birleşmiş Milletler'in defalarca altını çizdiği kararlar olmasına rağmen İsrail, uluslararası hukuku yok sayan adımlarını sürdürüyor. BM'nin 1947 tarihli 181 sayılı kararı Filistin'de iki bağımsız devlet kurulmasını öngörse de hayata geçirilemedi. BM Güvenlik Konseyi'nin 242, 338, 446, 465, 476 ve 2334 sayılı kararları İsrail'i işgal ettiği topraklardan çekilmeye ve yerleşim faaliyetlerini durdurmaya çağırdı. Ancak İsrail bu çağrıların hiçbirine uymadı ve 1995 tarihli ikinci Oslo (Taba) Anlaşması'nı da ihlal ederek son 3 yılda 49 yeni yasa dışı yerleşim yeri inşası kararı aldı. İsrail, Suriye'ye ait Golan Tepeleri'ni 1967'den bu yana işgal altında tutarken, Lübnan cephesinde de 2006'da kabul edilen BM 1701 sayılı kararına rağmen saldırılarını sürdürüyor. Bu süreçte İsrail, 4 binden fazla sivil öldürdü ve 17 bin kişiyi yaraladı.
KAFA KARIŞTIRAN AÇIKLAMALAR VE İSLAM NATO'SU İHTİYACI
ABD Başkanı Donald Trump'ın İsrailli esirlerin serbest bırakılması halinde İsrail ordusunun Gazze'deki saldırılarını tamamen durduracağına dair garantörlüğüne rağmen İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, Hamas ile yapılan anlaşmanın Gazze'deki tünellerin yok edilmesini de içerdiğini ve gerekli talimatı verdiğini söyledi. Yeni Şafak, uluslararası güçlerin İsrail'in tutumuna karşı yetersiz kaldığı görüşüyle, İslam ülkelerinin İsrail'i dizginlemesi için bir İslam NATO'su kurulması fikrini öne sürmüştü. İsrail'in yeni ateşkes anlaşmasını da bozma ihtimaline karşı, Siyonist gücü durdurma görevinin Batılı ülkelerden ziyade İslam ülkeleri tarafından üstlenilmesi gerektiği vurgulandı.


