Gazze'deki nüfusun yüzde 10'unu, 203 bin kişiyi öldüren ya da yaralayan, 2 milyon insanı yerinden eden ve uyguladığı abluka ile Filistinlileri açlık ve susuzluğa mahkum eden İsrail'e 22 aydır kimse dur diyemiyor. 7 Ekim 2023'ten bu yana 61 bin 599 kişi öldürüldü, 154 bin kişi yaralandı ve 9 bin kişinin akıbeti belirsiz. Gazetecileri ve doktorları hedef alan İsrail, göç ve toplama kampı gibi etnik mühendisliklerle 2 milyon kişiyi ölümle yüz yüze getirdi. Süregelen bombardımanlar, sadece binaları değil, bir halkın geleceğini de yok ediyor. Birleşmiş Milletler raporları ve insan hakları örgütlerinin uyarıları, uluslararası toplumun sessizliğinin İsrail'e cesaret verdiğini gösteriyor.
AÇLIK VE SUSUZLUK
İsrail'in uyguladığı tam abluka nedeniyle kıyı şeridine gıda ve su girişi engelleniyor. Açlık ve susuzlukla Filistinlilerin direncini kırmaya çalışan İsrail'in politikası nedeniyle 5 yaşındaki Muhammed Zekeriya Hıdır ağır derece yetersiz beslenme sonucu hayatını kaybetti. Çocuğun kilosunun 12'den 3'e düştüğü belirtildi. Gazze'deki hastaneler, açlığa bağlı ölümlerin her geçen gün arttığını bildiriyor. İsrail, son iki haftada 8 bin 400 yardım tırına ihtiyaç duyulan bölgeye yalnızca bin 210 tırın girişine izin verdi. Filistin Sağlık Bakanlığı, İsrail'in aç bırakma politikası ve yetersiz beslenme sonucu ölenlerin sayısının 101'i çocuk olmak üzere 222'ye yükseldiğini açıkladı.
GAZETECİLER HEDEFTE
İsrail'in savaş suçlarını tüm dünyaya duyuran gazeteciler, terör devletinin başlıca hedefi. Uluslararası baskıdan kaçınmak isteyen İsrail, 7 Ekim 2023'te başlayan savaşta bugüne dek 237 gazeteciyi öldürdü. Önceki gün El Şifa Hastanesi çevresinde gazetecilere ait bir çadırı hedef alan İsrail güçleri, El Cezire kanalının çalışanı iki muhabirle birlikte beş gazeteciyi öldürdü. Uluslararası Gazetecileri Koruma Komitesi (CPJ) Genel Müdürü Jodie Ginsberg, BBC'ye yaptığı açıklamada Gazze içerisinden haber verebilen gazetecilerin suikaste uğramasının bir savaş suçu olduğunu belirtti.


