İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırıları devam ederken, Filistin’in tanınmasıyla ilgili tartışmalar giderek daha da büyüyor. İsrail hükümetinin, Filistin’in tanınmasına karşı ilhak kozunu oynamayı planladığı belirtiliyor.

İSRAİL'İN MİSİLLEME TEHDİDİ
İsrail’in, eylül ayında New York’ta yapılacak 80. BM Genel Kurulu toplantıları sırasında Filistin’in bazı Batılı ülkeler tarafından tanınması halinde, misilleme olarak işgal altındaki Batı Şeria’nın bazı kısımlarının ilhakını tartıştığı öne sürüldü. Axios haber ajansının, konuya dair bilgisi olan üç İsrailli, ABD’li ve Avrupalı yetkiliye dayandırdığı habere göre, İsrail, Filistin’in tanınmasını engellemek için yoğun çaba sarf ediyor. Haberde, İsrail hükümetinin, özellikle Fransa, İngiltere, Kanada ve Avustralya’nın Filistin devletini tanıması durumunda, işgal altındaki Batı Şeria’nın bazı kısımlarını ilhak etme tehdidinde bulunduğu belirtildi. İsrail Stratejik İşler Bakanı Ron Dermer ve Dışişleri Bakanı Gideon Saar’ın, Avrupalı mevkidaşlarına bu durumu ilettiği ifade edildi. İsrail’in bu hamlesinin ABD Başkanı Donald Trump’ın tutumuna bağlı olacağı da haberde yer aldı.
ATEŞKES YOK, İŞGAL PLANI VAR
Öte yandan, İsrail hükümetinin olası bir ateşkes anlaşmasını gündemine almaması dikkat çekici. İsrail’de önceki akşam yapılan kabine toplantısında Başbakan Binyamin Netanyahu ve bakanlar, Gazze Şehri’nin ele geçirilmesi planına ve yerleşim yerlerine egemenliğin olası genişletilmesine odaklandı. Hamas’ın haftalar önce onayladığı ateşkes taslağı ise görmezden gelindi. İsrail devlet televizyonu KAN’ın bir güvenlik yetkilisine dayandırdığı habere göre, İsrail kabinesi, Gazze’nin işgal edilmesi, Hamas’ın “ortadan kaldırılması” ve tüm esirlerin serbest bırakılacağı kapsamlı bir anlaşmayı “tek seçenek” olarak kabul etti.
ASKERİ YÖNETİME DOĞRU UYARI
Ordu ise hükümetin bu tutumundan rahatsız. Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, Gazze’yi işgal etme planının ‘askeri yönetime’ doğru atılmış bir adım olduğunu belirterek, hükümete ateşkes anlaşmasına odaklanma çağrısı yaptı. ABD Başkanı Donald Trump’ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff’un taraflara sunduğu ve Tel Aviv yönetiminin geçen ay onayladığı teklifle neredeyse aynı olmasına rağmen Netanyahu hükümeti hala yeni ateşkes teklifini görüşmedi. Gazze’de son 24 saatte insani yardım için bekleyenlerin hedef alındığı saldırılarda 46 Filistinlinin hayatını kaybettiği, 239 kişinin yaralandığı bildirildi. Gazze’deki Sağlık Bakanlığı ise son 24 saatte İsrail’in saldırılarında 98 Filistinlinin hayatını kaybettiğini, 404 kişinin yaralandığını açıkladı. Ayrıca son 24 saatte 3’ü çocuk 9 Filistinli daha açlık ve yetersiz beslenme nedeniyle yaşamını yitirdi. Uluslararası Soykırım Akademisyenleri Birliği (USAB), İsrail’in Gazze’de soykırım suçu işlediğini duyurdu. İsrail’den yapılan açıklamada ise bu değerlendirmenin ‘Hamas’ın yalanları’ üzerinden yapıldığı öne sürüldü. İsrail Savunma Kuvvetleri’nin son raporunda, İsrail’in Gazze’ye yönelik son saldırıda ‘mümkün olan her hatayı’ yaptığı belirtildi. Raporda, Mayıs–Ağustos dönemini kapsayan “Gideon’un Arabaları” adlı taarruzun hem Hamas’ın askeri gücünü yıkma hem de rehineleri kurtarma hedeflerine ulaşamadığı, ordunun da kaynaklarını yanlış yönettiği ve sonunda kendi güçlerini tüketirken İsrail ve operasyona uluslararası desteğin de zayıfladığı vurgulanıyor. İsrail ordusu, ilk etapta 15 bin askerden oluşan beş yedek tugayı işgal hazırlıkları kapsamında göreve çağıracak. Yedek askerlerden oluşacak tugaylar, Lübnan, Suriye ve Batı Şeria’ya konuşlandırılacak. Yedek askerler 3 ya da 4 gün sürecek bir eğitime tabi tutulacak. İsrail Ordu Sözcüsü Effie Defrin, 20 Ağustos’ta yaptığı açıklamada, yaklaşık 60 bin yedek askerin eylül başında silah altına alınacağını duyurmuştu. İsrail basını, silah altındaki yedek asker sayısının 130 bine çıkacağını aktardı.

