Türkiye ekonomisinin bel kemiği olan küçük ve orta ölçekli işletmeler, finansman ve maliyet baskılarıyla boğuşurken, şimdi de derinleşen usta ve nitelikli iş gücü açığıyla sarsılıyor. Sanayiden hizmet sektörüne, tekstilden gıdaya kadar geniş bir yelpazede faaliyet gösteren KOBİ'ler, üretimin sürdürülebilirliği için hayati önem taşıyan ara eleman ve usta bulmakta zorlanıyor. Sektör temsilcileri, bu sorunun artık geçici olmaktan çıkıp yapısal bir nitelik kazandığını vurguluyor.
USTALAR YAŞLANIYOR, YERİNİ DOLDURACAK GENÇ YOK
KOBİ'lerde çalışan ustaların yaş ortalaması giderek yükseliyor ve emeklilik çağına yaklaşan bu deneyimli ellerin yerini alacak genç iş gücü yeterince yetişmiyor. Bu durum, işletmelerde ciddi bir bilgi ve deneyim kaybı riskini beraberinde getiriyor. Uzmanlar, meslek liselerine ve teknik eğitime olan ilginin uzun süredir düşük seyretmesinin bu tabloyu daha da ağırlaştırdığını belirtiyor. Birçok işletme, yıllarca yanında çalıştırarak yetiştirdiği ustasını kaybettiğinde aynı nitelikte personeli bulamamanın acısını yaşıyor.
GENÇLER SANAYİDEN UZAK, ÜRETİM DURMA NOKTASINDA
KOBİ'lerin en çok şikayet ettiği konulardan biri de gençlerin üretim ve sanayi işlerine mesafeli durması. Masabaşı iş beklentisi, sosyal algı ve çalışma koşullarına dair endişeler, gençlerin zanaat ve teknik mesleklere yönelmesini engelliyor. Bu durum, özellikle organize sanayi bölgelerindeki işletmelerde kapasite kullanım oranlarını doğrudan etkiliyor. Bazı KOBİ'ler, sipariş almasına rağmen işi yapacak usta bulamadığı için üretimi sınırlamak zorunda kalıyor, hatta durma noktasına geliyor.
ÇÖZÜM İÇİN EĞİTİM-SEKTÖR İŞ BİRLİĞİ ŞART
Sorunun çözümü için KOBİ'ler, meslek liseleri ve mesleki eğitim merkezleriyle daha yakın iş birlikleri kurmaya çalışıyor. Uygulamalı eğitim, uzun dönem staj ve işletme içinde yetiştirme modelleri yeniden gündeme geliyor. İş dünyası, müfredatların sektörün güncel ihtiyaçlarına göre güncellenmesini ve öğrencilerin daha erken yaşta sahayla tanışmasını talep ediyor. Usta-çırak ilişkisinin modernize edilerek yeniden cazip hale getirilmesi de çözüm önerileri arasında yer alıyor. Devlet destekleri ve istihdam teşvikleri kısmen rahatlatsa da, işletmeler bunların uzun vadeli bir iş gücü politikasıyla desteklenmesi gerektiğini vurguluyor.


