DÜNYA
Yayınlanma : 01 Ekim 2025 10:34

Küresel Sumud Filosu İsrail'in tehdidi altında: Uluslararası hukuk tartışmaları alevlendi

Küresel Sumud Filosu İsrail'in tehdidi altında: Uluslararası hukuk tartışmaları alevlendi
Gazze'ye yardım götüren Küresel Sumud Filosu, İsrail'in müdahale tehdidiyle karşı karşıya. Filo, uluslararası sularda ilerlerken İsrail'in donanma komandoları ve savaş gemileriyle müdahale planları, uluslararası hukukun ihlali tartışmalarını yeniden günde
Küresel Sumud Filosu İsrail'in tehdidi altında: Uluslararası hukuk tartışmaları alevlendi

Gazze'ye yardım ulaştırmayı hedefleyen ve 50'den fazla gemiden oluşan Küresel Sumud Filosu, uluslararası sularda "yüksek riskli bölgeye" giriş yaptı. Bu durum, İsrail'in filoya müdahale planları nedeniyle uluslararası hukukun ihlali tartışmalarını yeniden alevlendirdi.

İSRAİL'İN MÜDAHALE PLANI

İsrail kamu yayıncısı Kan'ın bildirdiğine göre, İsrail ordusu filoyu durdurmak amacıyla donanma komandoları ve savaş gemileri hazırladı. Plan kapsamında, gemilerin bir kısmının batırılması ve yüzlerce aktivistin gözaltına alınarak Aşdod Limanı üzerinden sınır dışı edilmesi hedefleniyor. Bu tür müdahaleler, 2010'dan bu yana İsrail'in özgürlük filolarına yönelik uyguladığı politikaların bir devamı niteliğinde.

ULUSLARARASI HUKUK İHLALLERİ

Özgürlük Filosu Koalisyonu'na (Freedom Flotilla Coalition) bağlı Madleen isimli yelkenlinin uluslararası sularda durdurulup Aşdod Limanı'na yönlendirilmesi, olayı dünya gündeminin üst sıralarına taşıdı. Teknede iklim aktivisti Greta Thunberg ve Avrupa Parlamentosu üyesi Rima Hassan gibi tanınmış isimlerin bulunması, dikkatleri bu konuya çekti. İsrail Dışişleri Bakanlığı, yolcuların güvende olduğunu ve ülkelerine geri gönderileceğini belirtse de, Freedom Flotilla, İsrail güçlerinin müdahale sırasında drone'lar kullandığını ve teknedekilere "tahriş edici bir madde" sıktığını öne sürerek operasyonu "hukuksuz" olarak nitelendirdi. Uluslararası kurumlar ve hukukçular, İsrail'in bu tür müdahale planlarının 1982 BM Deniz Hukuku Sözleşmesi (UNCLOS), San Remo Deniz Hukuku El Kitabı, BM Güvenlik Konseyi kararları, Soykırım Suçunun Önlenmesi Sözleşmesi, Dördüncü Cenevre Sözleşmesi ve Roma Statüsü gibi bir dizi uluslararası sözleşmeyi ihlal ettiğini vurguluyor. Bu sözleşmeler, açık denizlerde serbest seyrüseferi garanti etmekte, aç bırakmaya yol açan veya insani misyonları hedef alan abluka ve sivilleri kasten tehlikeye atmayı yasaklamaktadır.