SİYASET
Yayınlanma : 08 Eylül 2025 22:20

Libya'da kritik adım: Deniz yetki alanları anlaşması onaylanacak mı?

Libya'da kritik adım: Deniz yetki alanları anlaşması onaylanacak mı?
Türkiye ile Libya arasında 27 Kasım 2019'da imzalanan Deniz Yetki Alanları Mutabakat Muhtırası'nın Libya Temsilciler Meclisi tarafından onaylanıp onaylanmayacağı belirsizliğini koruyor.

Libya Temsilciler Meclisi'nin, Türkiye ile Libya arasında 27 Kasım 2019'da imzalanan Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılması Mutabakat Muhtırasını onaylayıp onaylamayacağı, son günlerin en önemli gündem maddelerinden biri. Altı yıl önce Trablus'ta konuşlu Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH) ile imzalanan anlaşmanın bugün yeniden gündeme gelmesinin nedeni ise Türkiye'nin son dönemde Bingazi ile ilişkilerini düzeltmesi ve Temsilciler Meclisi'nin onay konusunda ciddi sinyaller vermesi.

LİBYA'DAKİ YÖNETİM BÖLÜNMÜŞ DURUMDA

Bilindiği gibi, Libya'da yönetim 2011'den bu yana Trablus'taki UMH ile Bingazi'deki Halife Hafter'in liderlik ettiği güçler arasında bölünmüş durumda. Birleşmiş Milletler, UMH'yi meşru yönetim olarak kabul ediyor. Ancak ülkenin yasama organı olarak Hafter'e yakın Akile Salih'in başkanlığını yaptığı ve Tobruk'ta konuşlu Temsilciler Meclisi görev yapıyor. TBMM, Libya ile yapılan anlaşmayı 5 Aralık 2019'da onayladı. Libya Temsilciler Meclisi ise henüz bu konuda adım atmamıştı. Türkiye, imzalanan anlaşma kapsamında belirlenen Türk yetki alanına ilişkin haritayı BM'ye iletti ve kayda alınmasını sağladı. Bu anlaşmanın Libya tarafından da onaylanması, Doğu Akdeniz'de deniz yetki alanlarının belirlenmesinde Yunanistan ve Kıbrıs Rum yönetimi ile ciddi görüş farklılıkları yaşayan Türkiye'nin hukuksal ve siyasi pozisyonunu güçlendirmesi açısından önemli görülüyor.

ANKARA-BİNGAZİ İLİŞKİLERİNDE İLERLEME

Türkiye ve Libya, deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin mutabakatı imzaladıkları gün “Güvenlik ve Askeri İş Birliği Mutabakat Muhtırasına” da imza atmıştı. Ankara, bu anlaşma ile o dönemde şiddetli bir çatışma içinde olan Trablus ile Bingazi arasında tarafını seçmiş ve Mısır ile Birleşik Arap Emirlikleri tarafından desteklenen Hafter'in ülkenin yönetimini tamamen ele geçirmesini önlemişti. Söz konusu anlaşma uyarınca Trablus'a ait güvenlik güçlerinin eğitilmesinde önemli rol oynamış olan Türkiye'nin hala bu ülkede askeri varlığı bulunuyor. Ancak son dönemde hem Trablus-Bingazi arasındaki ilişkilerin yumuşaması hem de Türkiye'nin Mısır ve BAE ile ilişkilerini normalleştirmesi sonucunda Bingazi ile diyaloğun artması sahadaki gerilimin azalmasına neden oldu. Böylece Türkiye ile Halife Hafter yönetimi arasında doğrudan diyalog başladı. Bu kapsamda Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanı (MİT) İbrahim Kalın’ın 25 Ağustos’ta Bingazi’de Hafter ile görüşmesi, aynı günlerde Türk Silahlı Kuvvetleri’nden bir heyetin Hafter’in oğlu, aynı zamanda Kara Kuvvetleri Komutanı Saddam Hafter ile görüşmeleri somut gelişmeler oldu. Saddam Hafter, Haziran ayında da Ankara’da Savunma Bakanı Yaşar Güler ile resmi görüşmelerde bulundu. Bu temaslar, tarafları arasında güvenlik ve savunma alanlarında işbirliği arayışı olarak değerlendirildi. Middle East Eye haber sitesinde çıkan bir habere göre Halife Hafter’in bu ay sonuna doğru Ankara’ya bir ziyaret düzenlemesi de gündemde.