Yaz mevsiminin başlamasıyla birlikte Fransa'nın Limoges kentinde, 20 yıl önce bölgeye yerleşen kaplan sivrisinekleri yoğun bir şekilde çoğalmaya başladı. Şehrin birçok mahallesinde hissedilen rahatsız edici vızıltılar ve ısırıklar, yetkilileri ve uzmanları alarma geçirdi. Ancak, çözümün nehirlerde değil, her bireyin kendi bahçesinde ve balkonunda yattığını yetkililer açıkladı.
KAPLAN SİVRİSİNEKLERİ İSTİLASI
Limoges Belediyesi sivrisinek kontrolü sorumlusu Stéphane Cheval, 'Sivrisinekler 2003'ten beri Limoges'te ve mücadele ediyoruz, ancak sorun giderek büyüyor.' dedi. Cheval, özellikle Chénieux kliniği çevresi (Saint-Lazare bölgesi), Puy-las-Rodas ve Bénédictins tren istasyonu ile Montplaisir yaya köprüsü arasındaki üç mahallenin yoğun bir şekilde etkilendiğini belirtti.
ASIL TEHLİKE: DURGUN SULAR
Uzmanlar, yaygın bir yanılgıya dikkat çekerek, 'İnsanlar genellikle Vienne Nehri'nin büyük bir üreme alanı olduğunu düşünüyor, ancak durum böyle değil. Kaplan sivrisineğini çeken tek şey, hareket etmeyen durgun sulardır.' açıklamasını yaptı. Stéphane Cheval, asıl tehlikenin gözden kaçan küçük su birikintileri olduğunu vurgulayarak, 'Saksıların altındaki tabaklar, yağmur suyu bidonları ve su tutabilecek her türlü kap... Unutmayın, içi su dolu bir şişe kapağı bile bir kaplan sivrisineğinin üremesi için yeterlidir! Bu yüzden etrafta su birikintisi bırakmamak çok önemli.' şeklinde konuştu. Kaplan sivrisineğinin yerleşik bir böcek olduğu ve doğduğu yerden en fazla 150-200 metre uzağa gittiği belirtildi.
BASİT ÖNLEMLERLE MÜCADELE
Belediye yetkilileri, bu istilaya karşı mücadelede kimyasal ilaç kullanımından ziyade, vatandaşların alacağı basit önlemlerin yeterli olduğunu ifade etti. Bu önlemler arasında bahçelerdeki ve balkonlardaki saksı altlıkları, kova gibi kapların haftada en az bir kez boşaltılması, yağmur suyu biriktirme depolarının üzerinin sıkıca kapatılması ve unutulmuş oyuncak, branda gibi su tutabilecek eşyaların kontrol edilmesi yer alıyor. Uzmanlar, bu basit adımların sivrisinek üremesini engellemek için yeterli ve en çevre dostu yöntem olduğunu vurguluyor.

