Bazı bilim insanları, NASA'nın yıllardır süregelen "Mars'ta yaşam bulunamadı" görüşünün, "Viking" görevlerindeki verilerin hatalı yorumlanmasından kaynaklandığını savunuyor. Bu iddialara göre, 1970'lerde Mars'a gönderilen Viking uzay araçları, aslında Kızıl Gezegen'de yaşama dair kanıtlar bulmuş olabilir.
Viking Görevlerinin Gizemi
NASA'nın 1976 yılında Mars'a indirdiği Viking 1 ve Viking 2 uzay araçlarında, yaşam tespitine yönelik üç ayrı deney yapılmıştı ve bu deneyler olumlu sonuçlar vermişti. Ancak, aynı araçlardaki Gaz Kromatografisi-Kütle Spektrometresi (GC-MS) cihazının yaşam için gerekli organik molekülleri tespit edememesi, Viking Projesi'nin baş bilim insanı Gerald Soffen'i "Beden yoksa, yaşam da yok" sonucuna götürmüştü. Bu yorum, uzun yıllar boyunca ders kitaplarında yer aldı.
Yeni Yorumlama ve Perklorat Etkisi
Florida'daki Applied Molecular Evolution Vakfı'ndan kimya profesörü Steve Benner liderliğindeki bir ekip, Viking verilerinin farklı bir hikâye anlattığını öne sürüyor. Ekibe göre sorun, cihazın ne bulduğunda değil, nasıl yorumlandığında yatıyor. GC-MS deneyinde, Mars toprağı ısıtıldığında beklenen organik moleküller yerine metil klorür ve metilen klorür tespit edildi. Viking ekibi bunu Mars'taki güçlü bir oksitleyici maddenin organikleri yok etmesiyle açıkladı. Ancak 2008'de NASA'nın Phoenix aracı tarafından Mars yüzeyinde perklorat keşfedilmesi, bu durumu değiştirdi. Perkloratın, organik maddeleri yok edebilecek kadar güçlü bir oksitleyici olduğu anlaşıldı. 2010'da yapılan bir deneyde ise organik maddeler ve perklorat birlikte ısıtıldığında, Viking'in gördüğü sonuçlara benzer bir tablo ortaya çıktı. Bu durum, Benner'e göre Viking'in verilerinin yaşamı işaret ettiğini doğruluyor. Label Release deneyinin baş araştırmacısı Gil Levin de deneyinin Mars'ta yaşam bulduğuna hayatı boyunca inandığını belirtiyor. Benner ve ekibi, olası Mars mikropları için "BARSOOM" adını verdikleri bir model bile geliştirdi.

