TBMM'de görüşülmeye başlanan Milli Parklar Kanun teklifi, Türkiye'nin 50 milli parkı, 274 tabiat parkı, 111 tabiat anıtı ve 32 tabiat koruma alanında yapılaşma riskini gündeme getirdi. Teklif, yoğun eleştirilere neden olan tek kelimelik bir değişiklikle kritik bir düzenleme içeriyor.

KANUN TEKLİFİNDEKİ KRİTİK DEĞİŞİKLİK
İktidar, 9 Ağustos 1983 tarihli Milli Parklar Kanunu'nun 4. maddesinde değişiklik yapmayı hedefliyor. Mevcut kanunda 'Milli parklarda koruma ve kullanım amaçlı gelişme planları bakanlık tarafından hazırlanır' ifadesi yer alırken, teklifte bu 'hazırlanır' kelimesi 'hazırlattırılır' şeklinde değiştiriliyor. Bu değişiklik ile milli parklardaki planlama yetkisinin özel sektöre ait planlama bürolarına da devredilebileceği endişesi dile getiriliyor. AKP Sivas Milletvekili Rukiye Toy, Konya Milletvekili Mehmet Baykan ve Şanlıurfa Milletvekili Asuman Yazmacı tarafından hazırlanan ve AKP'li 55 milletvekili tarafından imzalanan teklif, milli parkları turizmi teşvik kanunu kapsamına alarak, tanıtım, spor, eğlence ve dinlenme amaçlı tesislerin özel sektör tarafından kurulup işletilmesine imkan tanıyor.

ÖZEL SEKTÖRÜN ROLÜ VE ELEŞTİRİLER
Teklif kapsamında, ulaşım, elektrik, petrol ve doğal gaz hatları, trafo, haberleşme, atık su ve altyapı tesislerinin de milli parklar içinde yapılabileceği öngörülüyor. Bu durum, milli parklarda yapılaşmaya yol açacağı endişesiyle sert eleştirilere neden oluyor. CHP Adana Milletvekili Orhan Sümer, 'Devletin sorumluluğu özel şirketlere devrediliyor. Özel planlama büroları mı doğayı korur yoksa kamunun uzman kadroları mı?' diyerek tepkisini dile getirirken, CHP İstanbul Milletvekili Evrim Rızvanoğlu ise, 'Milli parklarda inşaat faaliyetleri olacak. Milli parkların içinden yol, enerji ve boru hattı bile geçebilecek. Bu teklifin özü iktidar için para para paradır' açıklamasında bulundu. Mevcut kanunun 4. maddesi, uzun vadeli gelişme ve yönetim planlarının ilgili bakanlıkların görüşleri alınarak Genel Müdürlükçe hazırlanmasını veya hazırlattırılmasını öngörüyor.


