Spor yazarı Ömer Gürsoy, Ergin Ataman'ın Fenerbahçe maçındaki tepkisini değerlendirdiği köşe yazısında, asıl tartışılması gerekenin tribünlerdeki sınırların aşılması olduğunu vurguladı. Gürsoy, Ataman'ın Türk basketbolunun en başarılı teknik adamlarından biri olduğunu, ancak onu asıl ayıran şeyin ülkesi ve değerleri söz konusu olduğunda geri adım atmayan duruşu olduğunu belirtti.
OLYMPIAKOS DEPLASMANINDAKİ TARİHİ DURUŞ
Gürsoy, Ataman'ın Yunanistan'da Olympiakos deplasmanında yaşanan Türkiye'ye yönelik küfürlü tezahüratlara verdiği tepkiyi hatırlattı. Ataman'ın 'Hiçbir taraftar ülkem için küfür edemez. Bu ırkçılıktır. Benim vatanıma lanet okuyamazsınız' sözlerinin bir anlık öfkenin değil, yıllardır sergilenen istikrarlı bir duruşun sonucu olduğunu ifade etti. O gün Ataman'ın yalnızca Panathinaikos'un koçu olarak değil, Türkiye'nin onurunu savunarak konuştuğunu yazdı.
FENERBAHÇE MAÇINDAKİ ANNELİK HAKARETİ
Fenerbahçe - Panathinaikos maçında yaşananların ise meselenin yanlış bir noktaya evrildiğini gösterdiğini aktaran Gürsoy, bu kez hedefin bir ülke değil, bir anne olduğunu vurguladı. Bir anneye yönelik edilen galiz küfürlerin ne rekabetle, ne tribün psikolojisiyle, ne de duygusal anlarla açıklanabileceğini belirtti. Anne, bayrak ve vatan gibi hepimizin ortak ve dokunulmaz değeri olduğunu, bu sınır aşıldığında tartışılanın artık basketbol olmadığını yazdı.
ASIL TARTIŞILMASI GEREKEN TARİBÜNLERİN SINIRLARI
Gürsoy, Ataman'ın verdiği cevabın tipik bir Ergin Ataman cevabı olduğunu, sert, filtresiz ve saklanmayan bir üslupla doğru bildiğini söylediğini ifade etti. Ancak asıl üzerinde durulması gerekenin, verilen cevaptan çok o cevabı doğuran zemin olduğunu vurguladı. Taraftarlığın küfür, hakaret ve özellikle kutsal değerlere saldırıyla tarif edilemeyeceğini belirtti. Fenerbahçe tribünlerinde ortaya çıkan tablonun ne kulübün tarihine ne de Türk spor kültürüne yakıştığını yazdı. Rekabetin sert, tezahüratların yüksek olabileceğini, ancak ahlaki çizgi aşıldığında ortada spor kalmayacağını ifade etti.


