NETANYAHU'DAN ABD'YE ÖVGÜ
Netanyahu, görüşmede "İsrail ve Amerika'nın birbirinden daha iyi müttefikleri yoktur" diyerek, Trump'ın İsrail'in Beyaz Saray'da sahip olduğu en büyük dost olduğunu vurguladı. Hamas kadrolarının bulunduğu her yerde saldırı düzenleyeceklerinin sinyalini verdi. Doha'daki Hamas liderlerine yönelik saldırı için tüm sorumluluğu üstlendiklerini de belirtti.

RUBIO'NUN GÜNDEMİ: İRAN VE HAMAS
Rubio ise Tahran'ı gündeminin başına koydu. İran tehdidinin İsrail'in ötesinde Körfez'e ve hatta Avrupa'ya uzandığını öne sürerek, Hamas'ın etkisiz hale getirilmesi ve rehinelerin acilen geri getirilmesi gerektiğini söyledi. ABD'nin İran üzerinde maksimum baskı uygulamaya devam edeceğini ve Hamas'ın bölgenin barış ve güvenliğini tehdit eden silahlı bir unsur olarak varlığını sonlandırması gerektiğini vurguladı. Filistin devletini tanıma hamlelerinin bir Filistin devletine yaklaştırmayacağını da ekledi. ABD'nin Katar ile ilgili yorum yapan Rubio, İsrail'in Doha'ya saldırısından önce ve sonra ABD'nin Körfez müttefikleri ile iletişim halinde olduklarını ve ABD'nin Gazze'de yapıcı bir rol oynaması için Katar'ı cesaretlendirmeye devam edeceğini belirtti. Washington Post'un bildirdiğine göre ABD'li bakan, yarın da Katar'ı ziyaret edecek.
GAZZE'DEKİ DURUM
İsrail, Hamas'ın son kalesi olduğunu iddia ettiği Gazze Şehri'ni ele geçirmek amacıyla saldırılarını yoğunlaştırdı. Şehirde tahliye emirleri yayınlayan İsrail ordusu, on binlerce Filistinli'nin yerinden edilmesine neden oldu. İsrail ordusu kentin doğusunda üç mahalleyi yerle bir ederken, birçok Filistinli sivilin sığındığı kentin merkezine ve batı bölgelerine doğru ilerliyor. Ancak Gazze Şeridi'nin güneyinde yeterli alan ve güvenliğe erişemedikleri için evlerini terk etmeyi reddeden Filistinliler bulunuyor. 9 Eylül'de Katar'ın başkenti Doha'da toplantı halinde olan Hamas liderliğinin bulunduğu binaya düzenlenen hava saldırısı, Gazze'de ateşkese ve rehinelerin serbest bırakılmasına dair müzakereleri çıkmaza soktu.

