SAĞLIK
Yayınlanma : 08 Ekim 2025 08:20

Şişelenmiş su: Kanser riskini artıran mikroplastik tehlikesi

Şişelenmiş su: Kanser riskini artıran mikroplastik tehlikesi
Yeni bir araştırmaya göre, şişelenmiş sularda bulunan mikroplastikler, vücudun savunma mekanizmalarını aşarak hayati organlara yerleşebiliyor ve uzun vadede kanser riskini artırabiliyor.
Şişelenmiş su: Kanser riskini artıran mikroplastik tehlikesi

Yeni bir bilimsel araştırma, şişelenmiş suların vücudun savunma mekanizmalarını aşarak hayati organlara yerleşebilen mikroplastikler içerdiğini ve bunun uzun vadede kanser dahil birçok hastalık riskini artırabileceğini ortaya koydu.

MİKROPLASTİKLERİN VÜCUDA ETKİLERİ

Kanada'daki Concordia Üniversitesi'nde çevre yönetimi uzmanı Sara Sajedi liderliğinde yürütülen çalışma, düzenli olarak şişelenmiş su tüketen bireylerin, musluk suyu içenlere kıyasla her yıl yaklaşık 90 bin daha fazla mikroplastik parçacığı vücutlarına aldığını gösterdi. İki mikrometreye kadar küçülebilen bu plastik parçacıkların, sindirim ve solunum yolları aracılığıyla vücuda girerek dokulara yerleşebildiği belirtildi. Bilim insanlarına göre mikroplastiklerin kronik iltihaplanma, oksidatif stres, hormonal bozulmalar, kısırlık, nörolojik hasar ve kanser gibi ciddi sağlık sorunlarıyla bağlantısı giderek daha fazla belgeleniyor.

BAĞIRSAK MİKROBİYOTASI ÜZERİNE ETKİLER

Şişelenmiş suyun sağlık açısından oluşturduğu riskleri "ciddi" olarak nitelendiren Sajedi, "Bu artık bir çevre değil, doğrudan bir sağlık sorunu. İnsanların günlük yaşamda plastik şişe kullanımını azaltması gerekiyor" uyarısında bulundu. "Sorun akut toksisite değil, kronik toksisitedir," diyen Sajedi, plastik şişelerden içilen suyun acil durumlar dışında tercih edilmemesi gerektiğini vurguladı. Mikroplastiklerin insan vücuduna etkileri üzerine yapılan bir diğer araştırma da çarpıcı sonuçlar ortaya koydu. Avustralya'da yürütülen ve sağlıklı gönüllülerden alınan dışkı örneklerinin incelendiği çalışmada, mikroplastiklerin bağırsak mikrobiyotasını değiştirebildiği, bu durumun bağırsak kanseri ve depresyon riskini artırabileceği saptandı. Uzmanlar, mikroplastiklerin bağırsak bakterilerinin dengesini bozduğunu, zararlı biyofilm tabakaları oluşturarak yeni mikropların gelişmesine olanak sağladığını belirtti.

UZUN VADELİ ETKİLER VE ÖNERİLER

Son yıllarda yapılan çalışmalar, mikroplastiklerin sadece sularda değil, akciğer dokusunda, plasentada, anne sütünde ve hatta insan kanında bile bulunduğunu gösterdi. Sajedi, "Mikroplastikler bağırsak disbiyozuna yol açarak bağışıklık sistemini zayıflatabilir, solunduğunda solunum yolu hastalıklarına neden olabilir. Bu nedenle mikro ve nanoplastiklerin etkilerini tanımak ve sınırlamak, halk sağlığı için kritik önemdedir." dedi. Uzmanlar, mikroplastik maruziyetinin uzun vadeli etkilerinin hâlâ tam olarak anlaşılamadığını belirtiyor. Sajedi, tek kullanımlık plastik şişelere yönelik daha katı yasal düzenlemeler yapılması gerektiğini vurgulayarak, üreticilerin ürünlerinin tüm yaşam döngüsünden sorumlu tutulması gerektiğini ve tüketicilerin mikroplastiklerin varlığı ve sağlık etkileri konusunda bilgilendirilmesi için zorunlu etiketleme sisteminin hayata geçirilmesini önerdi.