EKONOMİ
Yayınlanma : 28 Ocak 2026 17:53

Sunar Yatırım’dan GEKAP’a düzenleme çağrısı: Türkiye'de biyoplastik mevzuatı değişmeli

Sunar Yatırım’dan GEKAP’a düzenleme çağrısı: Türkiye'de biyoplastik mevzuatı değişmeli
Sunar Yatırım, GEKAP artışının biyoplastiklere etkisini eleştirerek, Türkiye'de bu alanda mevzuat değişikliği yapılması gerektiğini vurguladı.

Resmi Gazete'de yayımlanan Geri Kazanım Katkı Payı (GEKAP) artışı, plastik ambalaj ve taşıma ürünlerinde birim maliyetlerin yükselmesine neden oldu.

MEVCUT UYGULAMA GÖZDEN GEÇİRİLMELİ

Mısır nişastasından biyobozunur plastik hammadde üreten Sunar NP'nin sahibi olan Sunar Yatırım'ın Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO'su Mustafa Nuri Çomu, GEKAP'ın çevreyi koruma amacıyla oluşturulduğunu ancak biyoplastiklerin bu kapsamda yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Çomu, “GEKAP artışı, çevreye zarar veren plastikler için caydırıcı bir araç olabilir. Fakat biyobozunur ve kompostlanabilir biyoplastiklerin de petrol bazlı plastiklerle aynı şekilde değerlendirilmesi, çevreci ürün kullanımının maliyetlerini artırmakta ve çevresel faydayı gölgede bırakmaktadır” dedi.

AB BİYOPLASTİKLERİ YASAL ZEMİNE TAŞIDI

Avrupa Birliği, Ambalaj ve Ambalaj Atıkları Tüzüğü ile biyoplastikleri bağlayıcı bir mevzuat çerçevesine alarak bu alanda önemli bir adım attı. Yeni düzenleme, biyobazlı ve biyobozunur ambalajların hangi koşullarda kullanılabileceğini belirlerken, geri dönüştürülmüş içerik kullanımının mümkün olmadığı durumlarda biyoplastikleri alternatif olarak konumlandırıyor. Çomu, “AB, biyoplastikleri doğru yerde kullanan bir sistem kuruyor. Bu sayede geri dönüşümün işlerliği korunuyor ve sanayi için öngörülebilir bir yatırım ortamı yaratılıyor” şeklinde konuştu.

BİYOPLASTİKLER GEKAP'TAN AYRIŞTIRILMALI

Sunar Yatırım, biyoplastiklerin petrol bazlı plastiklerle aynı mevzuat dahilinde değerlendirilmesinin yerli biyoplastik yatırımlarını yavaşlattığını ve ithal hammaddelere bağımlılığı artırdığını savunuyor. Çomu, “Biyoplastiklerin GEKAP'tan muaf tutulması, çevreyi korurken maliyetleri dengeleyen bir adım olur. Bu durum yerli üretimi teşvik eder ve cari açığın kontrolüne katkı sağlar” dedi. Ayrıca, bu yıl Türkiye'nin COP31 ev sahipliği yapmasının çevre ve iklim politikaları açısından önemli sorumluluklar getirdiğine vurgu yaptı. Çomu, “Biyoplastiklerin doğru bir mevzuat çerçevesiyle ayrıştırılması, Türkiye'nin bu platformda örnek gösterebileceği uygulamalar geliştirmesi açısından önemli bir adım olacaktır” şeklinde değerlendirdi. Son olarak, Sunar Yatırım, doğru mevzuatla biyoplastiklerin hem çevresel hedeflere ulaşmada hem de sanayide katma değer oluşturma açısından önemli bir araç olduğunu belirtti. Çomu, “Bugün tartışmamız gereken konu, doğru malzemeyi doğru düzenlemeyle buluşturup buluşturamadığımızdır” ifadelerini kullandı.