Coğrafyacı Mathias Vanmarke öncülüğündeki araştırma, dev çatlakların yarattığı ciddi tehditleri gün yüzüne çıkarıyor. Araştırmacılar, bu sorunların hızla büyüyen kentleri etkilediğini ve yeni veri setinin çatlakların kapsadığı alanı daha önce hiç görülmemiş bir netlikte gösterdiğini belirtiyor.
YAĞMUR SULARI ETKİSİ
Yayınlanan çalışmada, çatlakların yağmur suyunun gevşek toprağı yararak oluşturduğu kentsel yarıklar ve erozyon kanalları olduğu ifade ediliyor. Bilim insanları, bu kanalların mahalleleri tamamen bölebildiğini ve yolları kullanılmaz hale getirdiğini vurguluyor. Toplamda 700 kilometreden fazla uzunluğa ulaşan çatlaklar, başkent Kinşasa’da yoğun yapılaşmanın olduğu alanları keserek acil müdahale ve alternatif ulaşım planlarını zorunlu kılıyor.
MİLYONLARCA KİŞİ RİSK ALTINDA
2023 yılı itibarıyla yapılan çalışmada, yaklaşık 2,7 milyon kişinin aktif bir kanala 100 metre mesafede yaşadığı tespit edildi. Ayrıca, yarım milyon kişinin bilim insanlarının önümüzdeki on yıl içinde aşınacağını öngördüğü riskli bölgelerde bulunduğu aktarılıyor. Kentleşmenin hızla artmasıyla, bu risk altındaki nüfusun 2010-2023 arasında neredeyse iki katına çıktığı ve yeni inşaatların tehlikeli bölgelere yakın yoğunlaşmasının gelecekteki riskleri artıracağı belirtiliyor. Araştırmacılar, 2004-2023 döneminde erozyon kanallarının ilerlemesi nedeniyle yaklaşık 118 bin 600 kişinin evini kaybettiğini ve 2020 yılından bu yana yıllık ortalama yer değiştiren kişi sayısının 12 bin 200 olduğunu vurguladı.

