YAŞAM
Yayınlanma : 29 Eylül 2025 22:22

Tiktok'ta yayılan 'kıyamet' kehaneti: inanlar ve alay edenler

Tiktok'ta yayılan 'kıyamet' kehaneti: inanlar ve alay edenler
Güney Afrikalı bir papazın rüyasına dayanan 'kıyamet' kehaneti TikTok'ta viral oldu, platformu inananlar ve alay edenler olarak ikiye böldü. Bilim insanları ise insanlığın sonunu getirebilecek daha somut tehditlere dikkat çekiyor.

Güney Afrikalı bir papazın gördüğünü iddia ettiği bir rüya, TikTok platformunda 'Rapture' (göğe yükseliş) kavramı etrafında büyük bir tartışma başlattı. Bu iddia, yüz binlerce paylaşımla viral hale gelerek platformu ikiye böldü: konuya inananlar ve alay edenler.

'RAPTURE' KAVRAMI VE KEHANETİN KAYNAĞI

Pastör Joshua Mhlakela'nın Yahudi takviminin yeni yılı olan Roş Aşana'da, yani 23 veya 24 Eylül 2025'te İsa'nın Yeryüzü'ne döneceği yönündeki rüya iddiası, sosyal medyada 'kıyamet günü' olarak yorumlandı ve hızla yayıldı. 'Rapture' kavramı, özellikle ABD merkezli Evanjelik Hristiyanlık inancıyla ilişkilidir ve bu inanca göre İsa'nın ikinci gelişinde takipçileri göğe yükselecek, inanmayanlar ise dünyada kalacaktır. Bu kavram, Havari Pavlus'un Tesalonikalılara yazdığı mektupta da yer almaktadır.

TİKTOK KULLANICILARININ TEPKİLERİ

Pastör Mhlakela'nın kehaneti, TikTok'ta 300 binden fazla paylaşıma konu oldu ve #raptureready etiketi popülerleşti. Kullanıcılar belirgin bir şekilde iki gruba ayrıldı. Bir grup, papazın iddialarını kutsal kitaptan referanslarla destekleyen videolar paylaştı ve hatta kıyametin yaklaştığına inanarak eşyalarını başkalarına dağıtan insanların hikayelerini anlattı. Bazıları ise belirlenen tarihlerde 'Rapture' anını beklerken kendilerini kayda aldı. Diğer grup ise konuya tamamen mizahi bir yaklaşımla dahil oldu. Rapture'a inanmayan kullanıcılar, süreci tiye alan videolarla akıma katılırken, bazıları da İncil'de böyle bir kavramın geçmediğini ve İsa'nın geliş tarihinin önceden bilinemeyeceğini savunan içerikler üretti.

BİLİMSEL UYARILAR VE GERÇEK TEHDİTLER

TikTok'taki 'Rapture' kehaneti herhangi bir olay yaşanmadan sona ererken, bilim insanları insanlığın sonunu getirebilecek gerçek tehditlerin çok daha somut ve büyük ölçüde kendi eserimiz olduğunu vurguluyor. Cambridge Üniversitesi Varoluşsal Risk Araştırma Merkezi'nden Dr. Thomas Moynihan'a göre, nükleer savaş tehdidi yeniden tırmanışta ve sınırlı bir çatışmanın bile 'nükleer kış' senaryosunu tetikleyebileceği belirtiliyor. Ayrıca, laboratuvarda tasarlanmış biyolojik silahlar ve insan zekasını aşan, hedefleri insanlığın çıkarlarıyla örtüşmeyen 'süper zeka' gibi öngörülemez tehditler de dile getiriliyor. İklim değişikliği ise doğrudan bir yok oluş sebebi olmaktan ziyade, gıda ve su kıtlığına yol açarak toplumsal çöküşleri ve çatışmaları körükleyerek diğer riskleri tetikleyen bir faktör olarak görülüyor.