Ağustos ayında TCG Kınalıada'nın Bingazi/Libya'ya liman ziyareti gerçekleştirdiği biliniyor. Maariv gazetesinde yayımlanan bir analize göre, Türkiye'nin Bingazi'de konsolosluk açması ve Halife Hafter'in yönetimiyle diplomatik ilişki tesis etmesi, 'Osmanlı İmparatorluğu'nu yeniden canlandırma yönünde önemli bir adım olarak yorumlanıyor.

LİBYA'DAKİ GELİŞMELER VE TÜRKİYE'NİN ROLÜ
Gazete, bu adımın Türkiye'nin Doğu Akdeniz'de geniş alanlarda söz sahibi olmasını ve Yunanistan ile Kıbrıs'ın deniz bağlantılarının kesilmesini hedeflediğini yazdı. Analizde, söz konusu hamlenin, Suriye’de Esad rejiminin muhaliflerin desteğiyle zayıflaması kadar “dramatik” olduğuna dikkat çekildi. Libya'nın yaklaşık yirmi yıldır iç savaş içinde olduğunu hatırlatan gazete, Türkiye'nin çatışmalara yoğun şekilde müdahil olduğunu ve sahadaki dengeyi değiştirdiğini vurguladı. 2014'ten 2020'ye kadar süren savaşta Halife Hafter'in güçleri ABD ve Rusya'nın desteğini alırken, Türkiye Trablus merkezli hükümeti destekledi. Maariv, Türkiye'nin askeri desteği sayesinde bu grupların çöküşünün engellendiğini, hatta bazı çevrelerce Libya'daki yönetimin 'Türk vesayeti' altında görüldüğünü belirtti.
DENİZ YETKİ ALANLARI ANLAŞMASI VE JEOPOLİTİK ETKİLER
'Türkiye'nin Hafter'in rejimini tanıması ve konsolosluk açması, Libya ile Türkiye arasında imzalanan deniz yetki alanları anlaşmasına Doğu Libya hükümetinin de onayını alma amacı taşıyor. Bu anlaşma, iki ülke arasında bir deniz koridoru oluşturuyor, Yunanistan ile Kıbrıs arasındaki deniz sürekliliğini kesiyor ve onları izole ediyor.' ifadeleri yer aldı. Tel Aviv Üniversitesi'ne bağlı Dayan Merkezi'nden Türkiye uzmanı Dr. Hay Eytan Cohen Yanarocak, Türkiye'nin bu adımını 'eskiye iade-i itibar' olarak nitelendirdi. 'Türkler 1912-1919'daki savaşlara kadar Libya'daydı. Onların bakış açısından Trablus'a geri dönüyorlar ve 'Mavi Vatan' hayalini hayata geçiriyorlar, yani Akdeniz'deki hakimiyetlerini genişletiyorlar.' şeklinde konuştu. ABD basınında ise 'KAAN sadece bir uçak değil, Türkiye'nin jeopolitik mesajı' şeklinde yorumlar yapıldı.
TÜRKİYE'NİN BÖLGESEL GÜÇ OLMA HEDEFİ
Dr. Yanarocak, deniz yetki alanları anlaşmasının BM tarafından Doğu Libya toprakları için de geçerli kabul edildiğini belirtti. Uzman, Türklerin Libya’daki nüfuzlarını derinleştirmek, deniz koridorunu oluşturmak ve böylece Rusya, Orta Doğu ülkeleri, Asya ve Avrupa arasında petrol ve gaz akışını sağlayacak boru hatlarını kendi topraklarından geçirmek istediğini, bu hamleyle Türkiye'nin hazinesine büyük katkı sağlamayı ve ülkenin yeniden bölgesel güç konumuna yükselmesini hedeflediğini söyledi.

