DÜNYA
Yayınlanma : 02 Eylül 2025 13:27

Türkiye'nin Doğu Akdeniz Hamleleri: İsrail'den 'Tam Kuşatma' Uyarısı

Türkiye'nin Doğu Akdeniz Hamleleri: İsrail'den 'Tam Kuşatma' Uyarısı
İsrail Hayom gazetesinde yayımlanan bir analizde, Türkiye'nin Doğu Akdeniz ve Kızıldeniz'deki stratejik hamlelerinin bölgedeki dengeyi sarstığı ve İsrail ile Mısır'ın güvenliğini tehdit ettiği belirtildi.

İsrail'in önde gelen gazetelerinden Israel Hayom'da yayımlanan bir analizde, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'den Kızıldeniz'e uzanan stratejik hamlelerinin bölgedeki dengeyi derinden sarstığı ve bunun “tam kuşatma hali” olduğu belirtildi.

STRATEJİK HAMLELER VE GÜVENLİK TEHDİDİ

Uluslararası siyaset uzmanı Shay Gal imzalı analizde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, Akdeniz'den Bab el-Mendeb Boğazı'na kadar kesintisiz bir etki alanı oluşturmayı hedeflediği, bu durumun da hem İsrail'in hem de Mısır'ın güvenliğini ve deniz ticaretini doğrudan tehdit ettiği öne sürüldü. Gal, İsrail'in dış ticaretinin yüzde 98'inin serbest deniz ulaşımına bağlı olduğunu ve Akdeniz üzerinden geçen iletişim ve enerji hatlarının güvenliği için deniz yollarının açık kalmasının “hayati” önem taşıdığını vurguladı. Analizde, Türkiye'nin artan nüfuzunun sadece ekonomik değil, aynı zamanda stratejik bir tehdit unsuru olarak da değerlendirildiği ifade edildi.

DENİZ YETKİ ANLAŞMASI VE STRATEJİK BASKI

2019 yılında Libya ile imzalanan ve uluslararası alanda “hukuki dayanağı olmadığı” iddia edilen deniz yetki anlaşmasının, Ankara'ya Akdeniz'in ortasında doğrudan Libya'ya uzanan, coğrafi olarak “anlamsız” bir deniz sınırı tanımladığı belirtildi. Yaklaşık bin kilometrelik bir alanın fiilen yok sayıldığını ifade eden Gal, bu anlaşmanın Türkiye'ye kritik deniz yolları üzerinde stratejik baskı kurma imkanı sağladığını kaydetti. Türkiye'nin Kuzey Kıbrıs'taki askeri varlığı ve “Mavi Vatan” doktriniyle Doğu Akdeniz’de hareket alanını genişlettiği de analizde yer aldı. Ankara'nın Libya'daki iki güç merkeziyle hem Trablus hem Tobruk'ta diplomatik temaslar kurarak anlaşmayı pekiştirmeye çalıştığı ve Tobruk Temsilciler Meclisi'nin de yakında anlaşmayı onaylayabileceği, böylece Türkiye'nin tek taraflı adımını “iki cepheden” güçlendirebileceği ileri sürüldü.

TÜRKİYE'NİN ARTAN ETKİSİ VE BÖLGESEL DENEGE

Gal, Ankara'nın hukuken geçersiz sayılan bu deniz sınırını fiilen uygulamaya koyduğunu, 10 bin kilometrekarelik sondaj alanları açarak bölgede “oldu-bitti” yarattığını iddia etti. Avrupa Birliği'nin anlaşmayı tanımadığını ve 2019'da yaptırım çerçevesi oluşturduğunu ancak caydırıcılığın yetersiz kaldığını, NATO'nun dahi Libya açıklarındaki Türk faaliyetlerini durduramadığını yazdı. Analizde, Türkiye'nin sadece Akdeniz'de değil, Bab el-Mendeb ve Kızıldeniz hattında da etkisini artırdığı belirtildi. Geçmişte İsrail'in, Mısır'ın deniz ablukasını kırmak için Süveyş Krizi (1956) ve Altı Gün Savaşı'nı başlattığını hatırlatan Gal, “Bugün aynı tehdit bu kez Türkiye'den geliyor. Mısır, bu defa İsrail'in yanında yer alabilir” ifadesiyle analizini tamamladı.