Türkiye'nin sanayi yapılanmasında köklü değişikliklere imza atacak Mega Endüstri Bölgeleri Master Planı resmen yürürlüğe girdi. 16 Ocak'ta Resmi Gazete'de yayımlanan bu stratejik plan doğrultusunda, toplam 13 ilde devasa bir alan olan 59 bin hektar üzerinde 16 yeni mega endüstri bölgesi için hummalı hazırlıklar başladı. Bu yeni bölgelerin, mevcut organize sanayi bölgelerinin tam 16 katı büyüklüğünde olması hedefleniyor.

ÜRETİMİN YENİ ADRESLERİ BELİRLENİYOR
Karadeniz ile Akdeniz'i birbirine bağlayacak mega endüstri bölgeleriyle birlikte, Türkiye'nin üretim merkezlerinin adeta yeniden şekillendirilmesi amaçlanıyor. Ekonomist Muhammet Bayram, bu planın en önemli hedeflerinden birinin, İstanbul ve Körfez hattındaki artan deprem riski nedeniyle alternatif ve güvenli üretim alanları oluşturmak olduğunu vurguladı. Bayram, olası bir büyük deprem durumunda sanayi üretiminin kesintisiz devam edebilmesi için yeni merkezlerin kritik bir rol oynayacağını belirtti. Bu bağlamda, İç Anadolu hattı ile Samsun-Mersin yolunun lojistik avantajları nedeniyle öncelikli olarak belirlendiği ifade edildi.
YENİ YATIRIMLAR ANADOLU'YA TAŞINIYOR, LOJİSTİK AĞI GÜÇLENİYOR
Master planın temel amacı, mevcut fabrikaların yer değiştirmesinden ziyade, yeni ve büyük ölçekli yatırımların Anadolu şehirlerine yönlendirilmesi olarak öne çıkıyor. Ekonomist Bayram, Türkiye'nin stratejik lojistik projelerine de dikkat çekerek, Zengezur Koridoru üzerinden ülkeye ulaşacak yüklerin, bu yeni organize sanayi bölgeleri aracılığıyla Avrupa'ya daha etkin bir şekilde aktarılabileceğini söyledi. Ayrıca, Kalkınma Yolu Projesi'nin Irak üzerinden Türkiye'ye ulaşarak Marmara hattı üzerinden Avrupa ile bağlantı kuracağı ve bu durumun lojistik akışını daha da güçlendireceği belirtildi. Marmara Bölgesi'ndeki aşırı sanayi yoğunluğunun azaltılması ve üretim yükünün 13 farklı şehre dengeli bir şekilde dağıtılmasıyla hem bölgesel kalkınmanın desteklenmesi hem de risklerin azaltılması bekleniyor. Bayram, büyük ölçekli yeni fabrikaların artık İstanbul, Körfez ve Ege hattında değil, daha çok İç Anadolu'ya kayacağını öngörüyor. Ankara'daki konut fiyatlarındaki hızlı artışa da değinen Bayram, başkentteki artış oranının İstanbul'u dahi geride bıraktığını ve yüksek yaşam maliyetleri nedeniyle nüfus hareketlerinde bir eğilim değişikliği yaşanarak İç Anadolu'ya doğru bir kayma olabileceğini sözlerine ekledi.

