Ankara merkezli bir analizde, Türkiye'nin uluslararası alanda yükselen etkisine dikkat çekildi. Rusya-Ukrayna savaşı, ABD'nin küresel angajmanlardaki azalması, İran'daki iç sorunlar ve İsrail'in yaşadığı krizler, Türkiye'ye önemli jeopolitik fırsatlar sunduğu belirtildi. Türkiye'nin bu gelişmeleri kendi stratejik hedefleri doğrultusunda değerlendirmeye başladığı ifade edildi.
Kafkasya ve Orta Asya'da artan etki
Geopolitical Futures analizi, Türkiye'nin Güney Kafkasya'daki etkinliğinin arttığını vurguladı. Azerbaycan'ın Karabağ zaferinde Ankara'nın oynadığı rolün, bölgesel dengeleri Türkiye lehine değiştirdiği belirtildi. Zengezur Koridoru'nun, Türkiye'nin Orta Asya'ya kara bağlantısı açısından önemli bir adım olduğu vurgulandı.
Doğu Akdeniz ve Ortadoğu'da genişleyen kontrol
Analizde, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki etkisini batıya doğru genişlettiği ve Suriye'de müttefik güçler aracılığıyla sahadaki kontrolünü güçlendirdiği ifade edildi. Suudi Arabistan ve BAE ile ilişkilerin gelişmesi ve Mısır'ın KAAN savaş uçağı projesine katılmasıyla savunma iş birliğinin derinleştiği de belirtildi. Avrupa ve Karadeniz'de yeni girişimler de ele alındı. Türkiye'nin Avrupa güvenliğinde daha aktif bir rol aldığı, Polonya ile artan iş birliği ve Mart ayında Başbakan Donald Tusk'un Ankara ziyaretinin örnek gösterildi. Balkan Barış Platformu girişimi de Ankara'nın diplomatik alanını genişlettiği bir gelişme olarak sunuldu. Karadeniz'de deniz gücünü artıran Türkiye'nin, NATO ile eşgüdüm içinde hareket ettiği ve Ukrayna ile Rusya arasında arabuluculuk rolünü sürdürdüğü vurgulandı.
Stratejik bir dönemeç
Makale, Türkiye'nin askeri ve ekonomik gücü kadar, bu gücü kullanma iradesi ve yakaladığı fırsatlarla da öne çıktığını belirtti. Türkiye'nin tarihsel yükümlülüklerini avantaja çevirebileceği bir sürece girdiği değerlendirmesi yapıldı. Ancak bu sürecin başarısının, iç politik istikrar ve uzun vadeli stratejik kararlılıkla mümkün olacağı vurgulandı.


