ABD Başkanı Trump için Oval Ofis'te sergilenen Ukrayna haritası, Rusya'nın Donbas bölgesinden büyük bir toprak parçasını ele geçirdiğini açıkça gösteriyordu. Kırmızıyla işaretlenen bu bölge kaybedilmişti ve Ukrayna'nın barış için anlaşma yapması, aksi takdirde daha fazla toprak kaybetme riskiyle karşı karşıya kalması gerekiyordu.

ZELENSKIY'İN KARARLILIĞI
New York Times'ın haberine göre, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy içinse aynı harita çok daha karmaşık bir tablo sunuyordu. Zelenskiy, bu durumu bir iş anlaşması veya poker oyunu olarak değil, kişisel bir mesele olarak değerlendiriyordu. Kameraların dışında Trump'a, dedesinin İkinci Dünya Savaşı'nda Donbas şehirlerini Nazilerden kurtarmak için savaştığını ve bu nedenle bölgeyi kolayca veremeyeceğini söyledi.

DONBAS MÜZAKERELERİN MERKEZİNDE
Çarşamba günü Kiev'e döndükten sonra Zelenskiy bu görüşünü yineledi: Trump'ın öncülük ettiği yoğun diplomasi trafiğinin, İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana Avrupa'daki en kanlı savaşı nereye götüreceği belirsizliğini koruyor. Ancak Donetsk ve Luhansk bölgelerinden oluşan, maden zengini Donbas, her türlü müzakerenin merkezinde yer alacak. Savaşın büyük bölümünün yaşandığı Donbas'ta, Rusya hala Ukrayna kontrolündeki son 6 bin 500 kilometrekarelik alanı ele geçirmeye çalışıyor. Rusya, NYT'nin haberine göre Ukrayna'nın tüm Donbas'tan vazgeçmesini talep ediyor; bu talep, Sloviansk ve Kramatorsk gibi şehirlerde 200 binden fazla Ukraynalının yaşadığı bölgeleri de kapsıyor.
TOPRAK TAVİZİ VE SİYASİ BASINÇ
Çoğu Ukraynalı toprak vermeye karşı çıkıyor ve anayasa da buna izin vermiyor. Zelenskiy, ya halkın istemediği bir şeyi destekleyecek ya da Trump'ın öfkesini göze alacak. Eski Dışişleri Bakanı Vadym Prystaiko, 'Bu zehirli bir hap. Ukrayna bunu yutmak zorunda kalacak ve sonra nasıl sindireceğini göreceğiz' dedi. Zelenskiy, toprak vermeye hazır olup olmadığı sorularını yanıtlamaktan kaçındı ve bu konuyu yalnızca Putin ile konuşabileceğini, ancak Putin'in henüz görüşmeyi kabul etmediğini söyledi. Analistler, Ukraynalıları toprak vermeye ikna etmenin tek yolunun Amerikan destekli bir güvenlik garantisi olduğunu, ancak Trump'ın NATO üyeliğini devre dışı bıraktığından bu garantisin sağlanamadığını belirtiyor. Eski AB danışmanı Balazs Jarabik, 'Batı güvenlik garantileri getirecek bir barış anlaşması için Ukrayna, toprak vermeyi kabul edebilir noktaya geldi. Eğer karşılığında Donbas'tan vazgeçmesi gerekiyorsa, sanırım eder.' diye konuştu. Donbas bir zamanlar Rusya yanlısı bir taşra olarak görülüyordu; 6.7 milyon sakinin çoğu sadece Rusça konuşuyor ve 2010'da nüfusun yüzde 90'ı Rusya yanlısı Viktor Yanukoviç'e oy veriyordu. Yanukoviç'in 2014'te protestolarla devrilmesiyle Rusya önce Kırım'ı aldı, sonra Donbas'ta ayrılıkçıları kışkırtıp asker göndererek bölgenin üçte birini kontrol altına aldı. 2015 Minsk Anlaşması sonrası Ukrayna hükümeti, Donbas'a özerklik vermeyi düşünmüştü. Ancak Putin, NATO üyeliğini engelleyecek şekilde, Kiev üzerinde veto yetkisi olacak bir Donbas istiyordu. NYT'ye göre Zelenskiy, 2019'da 'barış getirme' vaadiyle iktidara geldiğinde Donbas'a özel statü verme fikrine açıktı ve 2019 Paris zirvesinde Putin'le anlaşma umuyordu. Ancak ülkedeki siyasi baskı buna izin vermedi. Zirveden sonra Zelenskiy, Rusya'yla anlaşma yapılamayacağını anladı ve Putin'i öfkelendirdi. 2022'de Rusya'nın tam kapsamlı işgali başlayınca Zelenskiy, Donbas'a özerklik fikrini bir kenara bıraktı. Savaşın ilk haftasında 'Bu toprakların gelecekte nasıl yaşayacağı konusunda bir uzlaşma bulunabilir' demişti. Ancak Rusya’nın işlediği katliamlar ortaya çıkınca fikrini değiştirdi: Donbas'ın tamamı geri alınmalıydı. Bakhmut’un kanlı savunmasından sonra Ukrayna yavaş geri çekilmelerle Rusya'ya ağır kayıplar verdirdi. Zelenskiy, geçen sonbahar ilk kez, NATO güvenlik garantisi karşılığında geçici toprak tavizi fikrini dile getirdi. Trump ise bunu reddetti. Fakat Trump geçen hafta, ABD'nin Ukrayna'ya güvenlik garantilerinde yer alacağını açıkladı. Dışişleri Bakanı Marco Rubio, bunun detaylarını çalışıyor. Ancak asıl sorun Rusya'nın kabul edip etmeyeceği. Ukrayna NATO benzeri bir koruma istiyor. Oysa Rusya, zaten Ukrayna'nın NATO yolunu kapatmak için Donbas'ta savaşı başlatmıştı. Rasmussen Global'den Harry Nedelcu, 'Başladığımız noktaya döndük' dedi. Putin üzerinde zorlayıcı bir değişim olmadıkça yakın gelecekte barış görüşmelerinden sonuç çıkmayacağını, aksine çatışmaların süreceğini söyledi.

