Yap-İşlet-Devret (YİD) modeliyle hayata geçirilen köprü, otoyol, hastane ve havalimanı gibi mega projelerde başlangıçta 'vatandaşın cebinden kuruş çıkmayacağı, devir sonrası fiyatların ucuzlayacağı' yönündeki vaatlerin gerçeği yansıtmadığı ortaya çıktı. Gelinen noktada bu projelerin halkın cebinden milyarlarca lira çıkmasına neden olduğu belirtiliyor.
SÖZLEŞMELER GİZLİ TUTULDU, KAOS YAŞANIYOR
Vatandaşlar, pahalı hale gelen köprü ve otoyolların devredilerek daha uygun fiyatlı hizmet sunmasını beklerken, iktidarın tam tersi bir yönde adım attığı ve devletin elindeki köprü ve otoyolları özelleştirmek amacıyla yabancı şirketlere yetki verdiği öğrenildi. Uzun yıllardır daha makul ücretlerle hizmet veren iki boğaz köprüsü ve İstanbul-Ankara otoyolu gibi kritik altyapıların işletme haklarının 20 ila 30 yıl süreyle şirketlere devredileceği belirtiliyor. Bu durumun, seçim öncesinde iktidarın kasasına milyarlarca lira girmesini sağlarken, şirketlerin de yatırdıkları paranın katbekat fazlasını uzun yıllar boyunca geri kazanacağı öngörülüyor. Bir zamanlar 'altın yumurtlayan tavuk' olarak görülen bu yapılar, artık özel şirketlerin kasasına 'yumurtlayacak' ve bu yükün bedeli halkın sırtına binecek. YİD modeliyle inşa edilen köprü ve otoyolların sözleşmelerinin gizli tutulması, devir işlemlerinde önemli sorunlara ve kaosa yol açıyor. İşletme sürelerinin 16 ila 30 yıla kadar uzayabilmesi, devlet aleyhine işleyen gizli maddeler nedeniyle devir süreçlerinde aksamalara neden oluyor. Örneğin, 26 Ağustos 2016'da hizmete giren Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nün normalde 2023 yılında devlete devredilmesi gerekirken, bu tarihin 2028'e ertelendiği iddiaları gündemde.


