Goldman Sachs'ın son raporuna göre, yapay zeka teknolojisinin etkisiyle 2026 yılından itibaren işten çıkarma oranlarında ciddi bir artış yaşanması bekleniyor. Bu yıl yapay zekanın deneme aşamasından çıkarak tam ölçekli operasyonel otomasyona geçiş yapması öngörülüyor. Şirketler, ekonomik durumun stabil olmasına rağmen kar marjlarını koruyabilmek ve büyük yapay zeka yatırımlarını finanse edebilmek amacıyla personel sayılarını azaltma yoluna gidiyor.

YAPAY ZEKA OTOMASYONA GEÇİYOR: BİNLERCE KİŞİ İŞİNİ KAYBEDEBİLİR
2025 yılında teknoloji sektöründe 122 binden fazla iş kaybı yaşanırken, bu kayıpların yaklaşık 55 bininin doğrudan yapay zeka kaynaklı olduğu belirtiliyor. S&P 500 şirketlerinin verileri incelendiğinde, yapay zekayı iş süreçlerine entegre eden firmaların yeni personel alımlarını rakiplerine kıyasla çok daha sert bir şekilde durdurduğu görülüyor. Finansal piyasaların işten çıkarma duyurularına verdiği tepkide de geçmiş yıllara göre önemli bir değişim yaşanmış durumda. Yatırımcılar artık işten çıkarma açıklayan şirketlerin hisselerini ortalama yüzde 2 oranında cezalandırıyor. Otomasyon veya yeniden yapılanma gerekçesiyle yapılan bu kesintiler, piyasa tarafından şirketin büyüme potansiyelinin azaldığına dair olumsuz bir sinyal olarak algılanıyor.
ŞİRKETLERİN YAPAY ZEKA YATIRIMLARI PERSONEL MALİYETLERİNİ AZALTIYOR
Veriler, işten çıkarma yapan şirketlerin sektördeki diğer firmalara göre daha yüksek sermaye harcaması, borç ve faiz giderlerine sahip olduğunu ortaya koyuyor. Bu şirketlerin kar artışı ise rakiplerinin gerisinde kalıyor. Yatırımcıların bu temkinli yaklaşımına rağmen, Goldman Sachs şirket yöneticilerinin iş gücü maliyetlerini düşürmek için yapay zekayı kullanma isteğinin artarak devam edeceğini öngörüyor. Yapay zekanın etkisi sadece teknoloji sektörüyle sınırlı kalmayıp geleneksel iş alanlarına da yayılıyor. Amazon, Microsoft ve Intel gibi devlerin ardından finans sektörü de büyük bir riskle karşı karşıya. Morgan Stanley, 2030 yılına kadar Avrupa bankacılık sektöründe 200 bin işin yapay zeka algoritmaları nedeniyle ortadan kalkabileceğini tahmin ediyor. Wells Fargo gibi büyük bankalar da yapay zekanın iş gücü üzerindeki etkisinin “son derece gerçek” olduğunu vurguluyor. Analizlere göre özellikle tekrarlayan, rutin ve sürece dayalı görevler en büyük risk grubunda yer alıyor. İdari pozisyonlar, müşteri destek birimleri ve profesyonel hizmetlerin belirli bölümleri yapay zekanın öncelikli hedefi haline gelmiş durumda. Şirketler artık yapay zekayı sadece bir verimlilik aracı olarak değil, gelecekteki insan kaynağı stratejilerinin temel bir parçası olarak görüyor.

