Yapay zekanın hızla gelişen dünyası, yatırımcılar arasında hangi şirketlerin ayakta kalacağına dair büyük bir belirsizlik yaratıyor. Bu durum, iş modelleri sağlam olan bazı kaliteli şirketlerin hisselerinin on yıllardır görülmemiş düşük seviyelere inmesine neden oluyor.
Yapay zeka korkusu fırsat mı yaratıyor?
Ben Ritchie'nin analizine göre, yatırımcıların sınırlı bilgiyle hareket etmesi, yapay zekadan gerçekten zarar görecek şirketlerle geçici olarak baskı altında kalanları ayırt etmesini zorlaştırıyor. Bu 'cezalandırılmış' şirketlerin mevcut iş performansları oldukça iyi ve nakit akışı getirileri cazip seviyelerde bulunuyor. Aberdeen yönetimi de panik satışlar yerine bu şirketlerde kalmayı veya yatırımlarını artırmayı mantıklı buluyor.
'Kaybeden' değil, fırsat sunan iki hisse
Ritchie, piyasanın yapay zeka paniğiyle gereksiz yere cezalandırdığı ancak bu dönüşümde aslında 'kaybeden' tarafta olmayan iki şirketi öne çıkarıyor: RelX ve Experian. Küresel bilgi ve veri analitiği devi RelX, yapay zeka tarafından tehdit edilmek yerine, kendi veri havuzlarıyla yapay zekayı entegre edebilecek güçlü bir konumda olmasına rağmen satış dalgasından etkilendi. Dünyanın en büyük kredi raporlama ve veri hizmetleri şirketlerinden Experian ise, kredi risk analizi gibi regülasyona tabi bir alanda çalıştığı için üretken yapay zeka araçlarının doğrudan kurbanı olması pek olası görünmüyor.
Goldman Sachs'ın 'kazanan' tanımı
Öte yandan, Goldman Sachs yazılım sektörünü yapay zekanın 'kazananları' ve 'kaybedenleri' olarak ikiye ayırırken, asıl kazananların günlük uygulamaları geliştirenlerden ziyade, yapay zekanın devasa donanım ve yazılım altyapısını inşa eden (çip üreticileri, veri merkezleri, bulut altyapı sağlayıcıları) şirketler olacağını belirtiyor. Bu bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve yatırım tavsiyesi niteliği taşımaz.


