Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, Manisa'daki temasları sırasında güncel siyasi gelişmeleri ve yerel sorunları mercek altına alarak sert eleştirilerde bulundu. 35 yıllık siyasi duruşundan taviz vermediğini belirten Ağıralioğlu, terörizme karşı değişmez tavrını yineleyerek, hiçbir koşulda teröristlerin yüceltilemeyeceğinin altını çizdi. Özellikle İmralı'daki terörist başının 'kurucu önder' olarak anılmasına şiddetle karşı çıkan Ağıralioğlu, Kürt halkının bu kişi veya PKK ile özdeşleştirilemeyeceğini vurguladı.
TBMM'DE TERÖR SİYASETİNE SERT TEPKİ
Ağıralioğlu, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin (TBMM) terörizme ve bölücülüğe prim vermemesi gerektiğini ifade etti. Meclis Başkanlığı'nın terörle mücadele adına komisyon kurma girişimlerini ise 'siyasi kariyer hevesi' olarak nitelendirerek eleştirdi. Siyasetin ilkesizleşmesine ve terörist figürlerden medet umulmasına karşı olduklarını belirten Ağıralioğlu, Öcalan ile kurulan siyasi muhataplığın 40 yıllık mücadeleyi baltaladığını dile getirdi.
MANİSA'DA ÜRETİCİLERİN SESİ OLDU: BAŞIBOŞ KÖPEKLER VE ELEKTRİK KESİNTİLERİ DE GÜNDEMDE
Manisa'daki zeytin üreticilerinin yaşadığı sıkıntılara dikkat çeken Ağıralioğlu, bu sorunların çözümü için acil bir komisyon kurulması çağrısında bulundu. Ayrıca, Manisa'da ciddi boyutlara ulaşan başıboş sokak köpekleri ve elektrik kesintileri gibi yerel sorunların da çözüme kavuşturulması gerektiğini vurguladı. Konuşmasının son bölümünde, evlatların güvenliğine değinen Ağıralioğlu, özellikle kargo uçaklarında yaşanan kayıpları vicdana sığmaz olarak değerlendirdi. Cumhurbaşkanlığı'nın sahip olduğu imkanlara rağmen, evlatların bu tür koşullarda şehit olmasının kabul edilemez olduğunu belirterek, yokluk zamanında devlet yöneticilerinin yaşam tarzına özen göstermesi gerektiğini söyledi. Fiziki ve teknik yetersizliklerden kaynaklanan ölümlerin siyasetin sadece taziyelerle geçiştiremeyeceği bir mesele olduğunu ifade eden Ağıralioğlu, Cumhur İttifakı'nın durumuna odaklanmak yerine memleketin çatladığını belirterek, yönetimdeki maharetsizlik nedeniyle adaletin, üretimin ve sabrın tükendiğini ve bu durumun hesabının millet tarafından sorulacağını sert sözlerle ifade etti.


