Gazeteci Hüsnü Ramazan Eren, 24 Ocak 2026 Cumartesi sabahı hayata gözlerini yumdu. 32 yıl boyunca Yeni Şafak ailesiyle birlikte yürüdüğü meslek hayatına, artık Eren olmadan devam edeceklerini belirten yazar, onun için Erdem Bayazıt'ın 'Ölüm bize ne uzak, bize ne yakın ölüm / Ölümsüzlüğü tattık bize ne yapsın ölüm' dizelerini hatırlattı. Ölümün ani ve zamansız geldiğini vurgulayan yazar, Eren'i kaybetmenin derin üzüntüsünü dile getirdi ve dualarla onu son yolculuğuna uğurlayacaklarını ifade etti.
HERKESİN GÖNLÜNDE TAHT KURMUŞ BİR AĞABEY
Hüsnü Ramazan Eren, 1953 İstanbul doğumlu olup, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi mezunuydu. Gazetecilik kariyerine Interpress Ajansı'nda başlayan Eren, Tercüman gazetesinde devam etmiş ve Yeni Şafak'ın kuruluşundan itibaren bu ailenin bir parçası olmuştu. Dört çocuk babası olan Eren, sadece bir gazeteci değil, aynı zamanda gazeteciliğin 'piri' olarak tanımlanıyor. Yazarından editörüne, mutfak çalışanından muhabirine kadar gazetedeki hemen herkesin onunla ilgili güzel anıları bulunuyor. Mustafa Kutlu gibi isimler dahi Eren'in hatırını sormadan geçmezken, yazarın kendi kızı Zeynep'in bile Eren ile özel bir anısı olduğu belirtildi. Bayramlarda gazeteci arkadaşlarına harçlık vermeyi ihmal etmeyen Eren, sağlam tarih bilgisi, dile olan hakimiyeti ve disiplinli çalışmasıyla öne çıkıyordu. Galatasaray taraftarı olan Eren'in, Fenerli yazarla maç sohbetleri yaptığı, Nazım Hikmet'ten Necip Fazıl'a pek çok yazar ve şair hakkında konuştuğu da aktarıldı. Roman okuma konusundaki teşvikleri ve siyasetten ekonomiye, tarihten spora her alandaki görüşleriyle de hatırlanacak.
'EVLAT SEN ÇOK OKUYACAKSIN'
Hüsnü Ramazan Eren'in küçüklüğünden beri okumaya olan ilgisinin bir el falı bakıcısı tarafından önceden görüldüğü anlatıldı. Çiçekçi bir kadınla karşılaştığında, el falına bakmak isteyen kadına elini uzattığını ve kadının 'Çok okuyacaksın sen evlat' dediğini gülerek aktardığı belirtildi. Eren'in bu anekdotu, onun hayat boyu süren öğrenme ve okuma tutkusunun bir göstergesi olarak paylaşıldı. Yeni Şafak ailesinin her ferdinin onunla sayısız hatırası olduğunu belirten yazar, Eren'in sesi, yürüyüşü ve tebessümünün asla unutulmayacağını dile getirdi. Yazar, Eren'e dualarını göndererek, gittiği yerden selamlarını eksik etmemesini diledi ve Nusret Özcan, Hamit Can, Mustafa Cambaz gibi merhum dostlara da selamlarını iletmesini istedi. Son olarak, 'Seni unutmayacağız ağabey, ruhun şad olsun!' diyerek veda etti.


